YAZAN: Nurdan MORGAN
Bazen deriz ki ‘Keşke bu adamdan ya da kadından bin tane daha olsa, dünya daha da güzel olurdu’.’ Barış Manço’da öylesine güzel bir adamdı ki keşke dünya da ondan binlercesi olsaydı dedirtti. Farklı giyimi, takıları, saçı, dış görünüşüyle bu kadar farklı olan birinin herkes tarafından sevilmesi o kadar da normal değil aslında. Ama ondaki iletişim gücü, halk dilinde ki ‘’Ağzından bal damlıyor’ ya da ‘’Şeytan tüyü var’’ denenlerdendi.
Kendisi soy ağacını araştırdığında; Karaman’ı yöneten Karamanço’lardan geldiklerini, baba ve anne tarafından 15. Yy. II. Bayezid dönemine kadar gitmiş olduğunu öğrenmiş. Hatta annesinin dedelerinden biri saray esvapçısıymış, yani giyim-kuşamdan sorumlu sarayda ki önemli figürlerden biri.
Kendi köklerini bu kadar geriye giderek araştıra bilen birinin bestelerine, giyimine bakınca neden şaşırıyoruz ki? Estergon Kalesi, Hey Koca Topçu Genç Osman, Küheylan, Dağlar Dağlar, Halil İbrahim Sofrası, Yaz Dostum… daha niceleri. Modern sevilen halk ozanımızdı.
Düşünün o hayvan sevgisini bile şarkı sözleriyle ‘Arkadaşım Eşek’ diyerek, milletin diline dolandırandı! Kimin aklına gelir ki ‘Domaaates, bibeeer, patlıcaaan’ diye şarkı sözü yazmak!
Babaannesi Nimet hanımı özleyince ‘Gülpembe’, ‘Bir Yastıkta Tam Kırk Yıl’ şarkılarının sözlerini yazmak ne güzel hayal gücüdür. Bunca yetişkin seveni varken, çocuklar için yaptığı şarkılar ile sevgi çemberinin genişliği sanki bir tek onda vardı.
1990’lı yılların yeni yetme şarkıcılarının, Rep adı altında hiçte hoş olmayan, küfürlü sözleri içeren şarkıları çoluk-çocuğun ağzına dolanması onu oldukça sinirlendirmiş, alınmıştı. Ve onlar için bir şarkı yazıp, hepsine bu şarkı sözleriyle ayar vermek istemişti. Üstelik hepsine sahne de bu şarkıyı bağıra bağıra söyletmiş olması inanılır gibi değil. Şarkının adı: ‘Müsaadenizle Çocuklar’. Adı bile yeter. Bu saygılı yaklaşımı onları karşısına almasını imkânsız kılmış olsa gerek. Şarkının devamında ‘Eline, beline, diline sahip ol’ demekteydi. Tabii ki sahne hazırlığında ki sıcak yaklaşımının da etkisi olsa gerek ki, o tip şarkılar hemen değerini yitirmiş, çoğalmamıştı…
Annesi yıllar önce bir televizyon programında gözleri dolarak en sevmediği şarkılarından birinin; Unutma ki dünya fani, veren Allah alır canı, ben nasıl unuturum seni, can bedenden çıkmayınca, olduğunu söylemiş ve şarkı sözlerini değiştirerek, Unutma ki dünya fani, Barış asker topçu olur, Barış bir gün baba olur’ diye değiştirerek söylemişti.
Liseli sevgilisi için yazdığı ‘Kol düğmeleri’ şarkısı, İki sevgilinin yollarını ayırırken, hediye aldığı kol düğmeleriyle bütünleştirmesi romantik tarafının en güzel bestesini oluşturmuştu…
En büyük arzusu için; ‘Benim birkaç hayalim var, 80 yaşındayken elimde bastonum, belki kolumda Doğukan onun yardımıyla çıkarım sahneye ve Senfoni Orkestrasına 2023’ü çaldırmak en büyük ideallerimden birisi’ demişti.
O maalesef 100. yılda aramızda olamadı… Ondan binlercesi olsun arzusundaydık. Oysa şimdi onun gibi bir tane bile yok. 31 Ocak 1999 akşamı kalp krizi geçiren Barış Manço öleli 26 yıldan fazla oldu ama hala şarkıları dilimizde…
Ünlü bir filozof ‘Dünyada bir kişi bile ismini zikrediyorsa, o kişi ölmemiştir’ der…Seni unutmak mümkün değil. Sen çok yaşa Barış Manço!
2025



