VİRGİNİA WOOLF - Mrs. DALLOWAY

Tarih
01 Ocak 2026
Okuma süresi
~3 dk

YAZAN: Filiz GÜLMEZ

20. yüzyıl İngiliz Edebiyatı’nın önemli yazarlarından biri olan Virginia Woolfgünlüğünde: “Hayatımda hiç bu kadar itibar gördüğümü hissetmemiştim” dediği romanıMrs. Dalloway 14 Mayıs 1925’te yayımlandı. Kitapla ilgili olumlu eleştirilerle mutlu olan yazar, Günlüklerinde şöyle diyor: “…Bazı bakımlardan bu kitap tam bir başarı; araya hastalık girmeden bitirildi ki bu gerçekten bir istisna ve tam bir yılda yazıldı. Bu nedenle ötekilerden farklı olabilir.” (Bir Yazarın Güncesi, V.Woolf, sa.95)

Roman, Birinci Dünya Savaşı sonrasının bunalımlı havasının günlük yaşama yansıdığı ve insanlar üzerinde yıkıcı etkilerinin görüldüğü dönemde yazılmıştır. İstenilen bir ilerleme ve gelişme olarak insanlığa çekici gelen modern yaşam 20. yüz yılda iki büyük dünya savaşına sahne olmuş. Savaşın açtığı yaraların insanlardaki psikolojik etkilerini, iç dünyalarındaki yıkımların izlerini, düş kırıklıklarını roman kahramanlarının kişilikleri üzerinde görürüz. İnsanların düş kırıklığının nedeni yalnızca savaşlar değildi, kapitalist sistemin tırmanarak güçlenmesi de etkendi. Virginia Woolfhem savaşın hem de modern yaşamın olumsuz etkilerini iki ana karakter olan ClarissaDallowayveSeptimusWarren Smith üzerinden modern dünyanın gerçeklerini, çelişkilerini yansıtmıştır. Bu bağlamdaClarissaDallowaykarakteri hiç savaş olmamış gibi modern yaşamın zevkini çıkaran, savaş gerçekliklerini göz ardı eden toplumun simgesi gibidir, gerçekleri gördüğü halde bu duruma kayıtsız kalmaktadır. Yaşamını pırıltılı partilerde, üst sınıftan insanlarla sürdürmektedir. Çevresinde olup biten her şeye gözünü kapatanClarissa, savaşla ilgili olumsuz bir durum gördüğünde konuyu değiştirir ve başka konulara geçer. Bu da romanda kimi boşluklara neden olur. Yazar bu yöntemle onun gerçeklerin sivri, katı yüzünden kaçarak yine pırıltılı yaşamına dönmek isteğini göstermektedir.

Romanda, Birinci Dünya Savaşında Londra’da yaşayan ClarissaDalloway’in bir günü anlatılır. Akşam evinde vereceği davet için her zaman aldığı çiçekçiden çiçek almak üzere dışarı çıkmıştır. Yürürken kafasında düşünceler, yaşanmışlıklar ve onların sorgulanması dolaşıyordu.Bu sırada hatırladığı en önemli konulardan biri de gençlik yıllarında tanıdığı Peter Walsh ile yaşadıklarıdır. Peter kültürlü ve sıcak bir insandır.

Peter’le evlenmemekle doğru mu, yoksa yanlış mı yaptığını düşünüyordu Clarissa. Doğru buluyordu aslında, Richard’la olduğu gibi Peter’le özgür olamayacaktı.
İngiliz aristokrasisinin yüksek burjuva sınıfından olan ClarissaDalloway henüz elli iki yaşındaydı; “Çok genç, aynı zamanda anlatılamaz şekilde yaşlı buluyordu kendini. Hem herşeyi bıçak gibi delip geçiyor, hem de dışarıda kalıp bakıyordu. Arabaları gözlerken hep böyle onulmaz bir duygu, sanki çok uzaklardaymış, denizin ortasında yapayalnızmış gibi bir duygu kaplardı yüreğini; bir gün bile yaşamak çok, çok tehlikeliydi onun için, hep böyle düşünmüştü.” (Sa.14, Mrs.Dalloway)

Clarissa, okumayı seven, kitap okuyan biri değildi. “Yatarken göz gezdirdiği ANILAR’” dan başka bir kitap okuduğu da yoktu” (Mrs.Dalloway) Fiziğinden de çok memnun değildi…” LadyBexboroughgibi esmer olmak isterdi, buruşmuş deriyi andıran teni, o güzel gözleriyle. TıpkıLadyBexboroughgibi ağır, soylu olacaktı; iri, erkekler gibi politikaya düşkün çok ince bir kadın. Çok da içten. Oysa kendisinin şimdi daracık, sırık gibi bir gövdesi vardı, küçücük, gülünç bir yüz, kuş gagası gibi bir burun. Evet, tavırlarında bir incelik olduğu doğruydu, elleri ayakları düzgündü. Ama artık bu gövde bir hiçmiş gibi geliyordu, bir hiç. Görünmüyormuş, bilinmiyormuş gibi acayip bir duyguya kapıldı.Mrs. Dallowayolmak, Clarissa bile olmamak.” (Sa.16)

Romanın ilerleyen sayfalarında V.Woolf, Clarissa için şöyle yazmıştır: “Clarissahakkında ilk verilecek yargı rahatına düşkün olmasıydı. Toplumda yükselmeye aşırı bir önem verirdi. (Sa.72) VirginiaWoolf, feminist bir yaklaşımla Clarissa’yıeleştirir: “Kocasından iki kat akıllıyken onun açısından bakıyordu çevresine evlilik hayatının attığı kazıkla. Richard’ın papağanı olup çıkmıştı, oysa her sabahMorningPost (*) alarak Richard’ın düşüncelerini izleyebilirdiniz. Verdiği partiler hep Richard uğruna, daha doğrusu O’nun kendi kafasında yarattığı Richard uğrunaydı.” (Sa. 73)

(*) MorningPost,TheDailyTelegraph tarafından satın alınan,1777’den 1937’ye kadar Londra’da yayımlanan muhafazakâr bir gazete.

Yazar, karakteri ClarissaDallowayüzerinden kendi iç çatışmalarını, duygularını aktararak bir iç dökmeye gitmiş gibidir. RomandaClarissa’danbaşkaSeptimusWarren Smith de ikinci başkişi görünümündedir. Bu iki karakter hiç karşılaşmamışlardır, buna karşın birbirlerini bütünleyen bir bağ vardır aralarında. İkisi de bunalım çemberinin içindedirler.SeptimusWarren Smith, savaşta yakın bir arkadaşının ölümünü gördükten sonra ruhsal dengesini kaybetmiştir, otuz yaşındadır ve bir İtalyan ile evlidir. Sık sık hezeyanlar yaşar.Woolf, Septimus karakteriyle savaşın insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini göstermek istemiştir. “Septimusilk gönüllülerden biriydi. İngiltere 0nun gözünde Shakespeare’in oyunları, bir de yeşil elbisesiyle alanda dolaşanMissİsabelPole demekti, bunları kurtarmak için gidiyordu Fransa’ya.” (Woolf.Sa.80)

Orada savaşı yaşamış, ölümü yakından görmüştü. Her şey olup bitmiş, bırakışma sağlanmış, ölüler gömülmüştü. Özellikle akşamları yoğun bir korku çöküyordu yüreğine. Giderek durumu kötüleşti. Bir yandan evrenin ‘kendini öldür’ çağrısını işitiyor, bir yandan da insanın kendini nasıl öldüreceğini sorguluyordu.

1

 

VİRGİNİA WOOLF - Mrs. DALLOWAY