YAZAN: Selma ERDEL
Sevgili anne babalar, çocuklarımızı farkında olmadan dijital bağımlılığa sürüklediğimizi biliyor muyuz?
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günde saatlerce tablet ve telefonla vakit geçiren çocuklarda anksiyete, dikkat dağınıklığı ve psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu sürenin en fazla yarım saat olması gerektiğini ve mutlaka ebeveyn kontrolünde tutulmasını öneriyor. Çocuk mutsuz olmasın diye verdiğimiz bu cihazlarla aslında ona zarar verdiğimizi fark etmeliyiz.
Bir oyuncak gibi hemen ağladıklarında ellerine tutuşturulmamalı, erkenden tanışmalarına fırsat verilmemelidir. İleri yaşlarda kontrolun zor olduğu bu bağımlılığın, bebeklik evresinden itibaren kontrolunu sağlamak ve eğitimlere başlamak anne baba için görev olmalıdır.
Teknolojiyi elbette kullanıyoruz; işlerimizi kolaylaştırıyor. Ancak aşırılığın bedelini de unutmamalıyız. Küçücük bedenlere verilen bu zarar, sağlıksız bir toplumun temelini atmak demektir. Bu konuda hassas davranmak bizim sorumluluğumuzdur.
Kolayımıza geldiği için ellerine tutuşturduğumuz tablet ve telefonlarla çocuklarımızın sağlığını ve geleceğini tehlikeye attığımızı unutmayalım. İyi bir insan yetiştirmek kolay değildir; bizler de konforumuzdan biraz fedakârlık ederek üzerimize düşeni yapmalıyız.
Anne baba olarak çocuklarımızla ilgilenmek, onların dolu dolu ve sağlıklı bir çocukluk geçirmelerini sağlamak en önemli görevimizdir. Bu, bırakılabilecek en büyük mirastır. Çocuklarımıza; oynadıkları, güldükleri, mutlu oldukları, hatırlayacakları güzel anılar bırakmalıyız. Mutlu bireyler, hayatın zorluklarıyla daha bilinçli mücadele eder ve sorumluluklarının farkında olur.
Sevgili büyükler, telefonlarımızı bir kenara bırakıp çocuklarımızla ilgilenelim. Onlarla oynayalım, gülelim, sohbet edelim. El ele, göz göze olalım. Mutluluklarını da mutsuzluklarını da yüzlerine bakarak anlayalım. Omuzlarına dokunalım, sevgimizi ve zamanımızı paylaşalım.
Sonunda, düzenli ama yaşanmamış bir ev mi; yoksa anılarla dolu bir hayat mı daha anlamlı, bir düşünelim.


