
YAZAN: Ayşe GÜLÇİN İLHAN
Nemli güney rüzgârlarının zeytin yapraklarına ince yağmurlar indirdiği yarı güneşli yarı bulutlu geçerdi ilkbahar mevsimi Akdeniz'de, tıpkı şimdi olduğu gibi binlerce yıl önce de.
Hellenistik çağ mitoslarının birinde bu coğrafyada genç bir kızın acıklı öyküsüne rastlanır. Teselya ırmağı Peneus’un kızı güzeller güzeli Daphne’nin öyküsü. Yunan mitolojisinde ne kendisi ne de anne ve babası tanrıdır genç kızın. Uzun sarı saçları, mavi gözleri ve incecik su gibi bedeni olan Daphne, ormanda tanrı Apollon’la karşılaşır. Apollon tanrıların tanrısı Zeus’un oğludur. Gümüş yaylı bir okçu olan genç, bilincin ve müziğin tanrısıdır. Daphne o kadar narin, ürkek ve güzel gelir ki Apollon’a, genç kızı görür görmez vurulur haliyle. Daphne’ye yaklaşmak ister ama genç kız ondan korkup kaçmaya başlar o kaçtıkça tanrı Apollon kızı kovalar. Bir süre sonra Daphne’nin gücü tükenir ve imdat çığlıkları atarak yardım istemeye çalışır. Yardım çığlıklarını Gaia (toprak ana) duyup imdada yetişir. Apollon Daphne’yi yakalayıp sarılacağı anda Gaia genç kıza bağrını açar ve ayaklarını içine alır. Daphne’nin ayakları kök, gövdesi ağaç, kolları dal saçları ise yaprak olmuş ve bir ağaca dönüşmüştür. Apollon ağaca sarıldığında Daphne’nin henüz ölmeyen kalp atışlarını duyar ve öylesine üzülür ki ona bir şiir okur :
“Defne, bundan sonra sen Apollonun kutsal ağacı olacaksın.
O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak.
Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler.
Şarkılarda, şiirlerde adımız yan yana geçecek.”
Şiiri dinleyen ağaç haline gelmiş Daphne, dallarını Apollon’a doğru eğip onu selamlar.
Bu acıklı öykünün meydana geldiği Hellenistik dönemde kurulan antik yerleşim yerinin adı bu mitosla birlikte Daphne olurken ağaçta bildiğimiz defne ağacı olur. Zamanla bu bölgede binlerce defne ağacı yetişir. Günümüzde bu bölge Harbiye / Defne olarak ad almıştır. Akdeniz’e özgü bir bitki olan maki Daphne ile kişileşmiş, binlerce yıldır süregelen defne yaprağı tütsüleme ritüeli ile insanların sükût, huzur ve bereket bulduğuna inanılmıştır.
Antik Daphne yerleşiminde yer almış Roma villalarının yer döşemelerindeki mozaiklerde desen olarak Apollon ve Daphne’nin birlikte tasvir edildiği figürlü sahneler sıklıkla yer alırken bordürlerde ve diğer yüzey bezemelerinde defne yaprağı deseni sıklıkla kullanılmıştır.
Antik Yunan ve Roma dönemi büst ve heykellerinde özellikle imparatorların başlarında çoğunlukla zeytin dalının yanı sıra defne çelengi yer alır.
Tasvirlerde endişeli ve üzgün bir yüz ifadesi ile betimlenen Daphne, saçları filiz, bedeni kısmen ağaç kabuğu, ayakları ise toprağa gömülü şekilde iken bir yandan da Apollon’dan kaçma çabasındadır. Apollon ise güçlü ama zarif vücudu, geniş göğsü, uzun sarı saçları ve sakalsız yüzü ile idealleştirilmiş genç bir erkek olarak betimlenmiştir.
Şimdi Harbiyede her gün batımında defne ağaçları dallarını Apollona saygı nişanesi eğerken belki birkaç yaprağını da gözyaşı niyeti ile toprağa bırakır.
Apollon tanrı Zeusun oğlu, gümüş yaylı, altın oklu, müziğin, aklın ve bilincin tanrısı olmasının yanı sıra, bunca yakışıklılığı da bir kenara bıraksa ve bölgede çiftçilikle geçimini sağlayan yoksul bir köylü olsaydı acaba Daphne ondan yine bu denli korkup kaçar mıydı? Tanrı olmak, her şeye gücü yetmek, dünyayı avucunda bilmek, sınırsız tahakkümün adı değil miydi? Binlerce yıl önceki mitoslarla günümüz zengin – yoksul uçurumu, insanların güç kavramını birçok yolla kendinde bulundurma çabası ve bu güce güvenerek istediği her şeyi elde edebilme yetisine sahip olduğunu hissetme hazzı ile aynı değil midir?
Şimdilerde herkes tanrı
Herkes kendi ülkesinin kralı
Herkes zeus ve olabildiğince Apollon çabası.
Tanrıların kalabalığına rağmen Daphneler de çok. Ne tanrıların o sonsuz hükmetme gücü ne ideal fiziğe sahip güzellikleri ne de var olabildikleri konfor alanları… Bunların hiçbiri Daphne ruhu taşıyan kadınlar için hâlâ geçer akçe değil. Mitolojiler masal gibi gelse de ardılı olan semavi dinlerin kutsal kitaplarında yazanları ve gerçek yaşamı anlatır hem de zaman mefhumu tanımaksızın.
Defne yapraklarının ezgin ve buruk kokusu güzeller güzeli Daphne’nin anısı olarak ağaç gövdelerinde hâlâ serçe gibi atan bir kalple yaşar Antiokheia ülkesinde…
29/03/2021
Antakya


