Duygularımızı İfade Edebiliyor Muyuz

ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ KURUMU 1

Kalabalık bir oda içinde sandalyelerde ve koltuklarda oturan, çoğu başörtülü yaşlı kadınlardan oluşan bir grup. Oda dikdörtgen şeklinde ve oldukça dolu; sol tarafta açık renk koltuklar, sağ tarafta bej ve koyu renk koltuklar sıralanmış. Ortada desenli, açık tonlarda bir halı. İnsanların çoğunun önünde beyaz plastik tabldot yemek kapları; bazıları yemek yiyor, bazıları sohbet ediyor.

YAZAN: Menekşe KOÇAK


Yazıma bir hafta önce Habertürk televizyonunda (19 Ağustos 2026) izlediğim bir haberle başlıyorum: "Nüfus yaşlanıyor. Bakım sorunu kapıda. Yaşlı nüfus 5 yılda %25 arttı, 10 milyona yaklaştı."

Evet, çok doğru ve yerinde bir haber ama eksik, hatta yanlış. Çünkü haberde "Bakım sorunu kapıda" deniyor; oysa hem yaşlı hem de engelli bireyler şu anda yoğun olarak bakım sorunu yaşıyor.

Emekli maaşlarının düşüklüğü, sağlıklı beslenememe gibi nedenlerle milyonlarca yaşlımız şimdilik yatalak olmadan ayakta durmaya çalışıyor. Bu durum nereye kadar sürdürülebilir ki...

Ayrıca engelli evladına bakan aileler de hızla yaşlanıyor ve kendileri de bakıma muhtaç hale geliyor.

Gerçek şu ki Türkiye'de 10 milyona yakın yaşlı ve 8 milyona dayanan engelli birey var. Mevcut sistem "yaşlıya evlatları, engelliye ebeveyni baksın" felsefesi üzerine kurulmuş. Devlet sadece ailenin geliri açlık sınırının altında ise bakım parası adı altında birazcık yardımla bu işi götürmeye çalışıyor ama nafile... Her yerden imdat çığlıkları yükseliyor.

Muhalefet ve STK'lar ise genellikle "Engelli Bakanlığı kurulursa sorunlar giderilir" görüşündeler. Bana göre Engelli Bakanlığı'nın kurulması sorunlara çözüm olmaz; çünkü bakanlığın mevzuatının hazırlanması ve teşkilat yapısının kurulması, altyapı ve personel giderleri düşünülürse çok büyük zaman ve maliyet gerektirir.

Ayrıca engelli ve yaşlı bireyler sadece "Engelli Bakanlığı'ndan hizmet almalıdır" gibi bir algı oluşması nedeniyle toplumsal bütünleşmeye engel de olabilir. Mesela MEB'de kaynaştırma eğitimi alan öğrencilerin durumu daha da zorlaşabilir.

Ben naçizane "Yeni Türkiye Engelli Modeli" adı ile bir sistem geliştirdim. Bu sistemde KDK, TİHEK gibi bakanlıklarla birlikte çalışan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu'nun kurulmasını öneriyorum.

Bu modelde Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, MEB gibi icracı bakanlıklar engelli ve yaşlılara verdikleri hizmete devam edeceklerdir.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu'nun görevleri şunlar olacaktır:

  1. Hizmet Standardizasyonu Oluşturmak

Kurum, engelli ve yaşlılara verilen hizmetlerin standardizasyonunu oluşturacak; yani hizmet verilirken uyulması gereken kriterleri ve hizmetin veriliş sürecini belirleyecektir.

Mesela Sağlık Kurulu Raporları şaşırtmaya devam ediyor. Yakın arkadaşımın otizmli oğlu kendi başına dışarı çıkabiliyor ve öz bakımını yapabiliyor. Yenilenen Sağlık Kurulu raporu %90 tam bağımlı olarak verildi. Bakım aylığı ve ÖTV'den yararlanıyor. Bir arkadaşımın çocuğu bezli, aile olmadan evden çıkamıyor; yenilenen raporunda %80 kısmi bağımlı olduğu belirtildiği için bakım parası alamıyor. Oysa ailenin tek geliri babadan alınan nafaka ve bakım parasından oluşuyor.

  1. Veri Tabanı Oluşturmak

Bakanlıklar, yerel yönetimler ve STK'ların hizmet verdiği engelli ve yaşlı bireylerle ilgili veri tabanı oluşturmak ve hedef kitlenin ihtiyaçlarını belirlemek.

Bakanlıklar, yerel yönetimler ve STK'ların engelli ve yaşlılara hizmet veren personel, bina, araç-gereçle ilgili veri tabanı oluşturmak ve bunları verimli, sürdürülebilir biçimde değerlendirmek.

  1. Mevzuat Hazırlamak

Bakanlıklarla iş birliği yaparak engelli ve yaşlı bireylere verilecek hizmetlerle ilgili mevzuat hazırlamak.

Mesela mevcut yönetmeliğe göre 72 yaşında bir anne, 30 yaşında engelli kızı ile aynı bakımevinde kalamıyor. Çünkü mevcut sistemde engelli kız, engellilere hizmet veren bakımevinde kalabilir. Ayrıca huzur evinde kalmak için 70 yaş üzeri olmak gerekir.

Önerdiğimiz modelde Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu sahadaki bu durumu fark eder ve kısa sürede mevzuatı değiştirir. Kurumun planlama ve bakımla ilgili birimlerine iletir.

  1. Hizmet Planlaması Yapmak

Kurum, oluşturulan veri tabanından hareketle dengeli ve eşit hizmet planı yapar. Devlette böyle bir planlama yok. İşin acı olanı, model gösterilen Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinde bile planlama olmaması. Zira Mamak Belediyesi'nde engelli bireye hizmet veren hiçbir tesis yokken, Çankaya Belediyesinde ABB ‘nin engelli bireylere hizmet verecek olan 5. Öveçler Engelsiz Spor ve Oyun Merkezini açması bunun göstergesi.

Gerçek şu ki otizmli oğlumu Ankara'da hastaneye gitmek için bırakabileceğim ne devletin ne belediyenin bir kurumu var. Çare arayan da yok; söz verip oyalıyorlar bizleri.

  1. Hizmet Çeşitliliği Geliştirmek

Kurum, klasik eğitim ve hizmet anlayışının dışına çıkarak Türkiye gerçeklerine uygun hizmet modelleri geliştirecek ve pilot uygulamalar yaparak sürdürülebilir ve verimli sistemleri hayata geçirecektir.

Mesela yukarıdaki anne-kız durumunda olanlar, ihtiyaç duyduğu desteğe göre sınıflandırılarak uyumlu birliktelik sağlayacak gruplara hizmet veren küçük köy tipi merkezler açılabilir.

Yine otizmli bireylerle ilgili STK'lar, devletten yer, altyapı, eğitim ve sağlık hizmeti desteği alarak kendi yaşam köylerini kurabilecek kapasiteye sahiptir. Yeter ki devlet öncü olsun; kaynak için aileler desteğe hazır.

  1. Teknolojinin İmkânlarını Kullanmak

Teknolojinin imkânlarını kullanarak ihtiyaç duyulan araç ve gereçlerin üretimine, kullanımına imkân hazırlamak.

Mesela Sağlık Bakanlığı'nın SMA hastalarının istediği ilacın muadilini üretme girişimi gibi projeleri hayata geçirmek.

Denetim ve bakımda dijital takip sistemlerini geliştirmek, okullarda, evlerde, bakım merkezlerinde yaygınlaştırmak. Üniversitelerin silikon vadilerinde ihtiyaç doğrultusunda çalışmalara olanak vermek.

  1. Denetim Mekanizması Oluşturmak

Kurum, tüm hizmetlerin denetimini sağlayacak. Sorunlara ilgili bakanlık yetkilileriyle birlikte çözüm üretecektir.

Bugün medyaya yansıyan bakımevlerindeki şiddet görüntüleri bir süre konuşuluyor. Açıklamalar yapılıyor, mahkeme başlıyor. Birkaç yıl sonra suçlular komik cezalarla işin içinden çıkıyor. Sistem hiç sorgulanmıyor.

  1. STK ile Çalışmak

Önerilen sistem, STK hizmetlerini takip edecek, onlarla birlikte projeler üreterek sorunların çözümünde toplumsal katkıyı destekleyecektir.

Ayrıca Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu Başkanı, Bakanlar Kurulu toplantılarına katılarak en üst düzeyde bakanlıklar arası hizmet koordinasyonu için gerekli altyapıyı oluşturma olanağına sahip olacaktır.

Kurum, deneyimli personeliyle öncü rolü üstlenecek; bakanlıkların engelli bireylere yönelik kaynaklarını verimli ve sürdürülebilir biçimde kullanacaktır. Mesela Sağlık Kurulu raporu istediği gibi çıkmayan aileler, hakem bir hastane ile yeni bir rapor talebinde bulunuyor. Eğer kriterler net olsa binlerce rapor için harcanan kaynak ve zaman farklı alanlara kaydırılabilir.

Yine devletin bakımevi yapması ve işletmesi oldukça büyük kaynak gerektirir. İnsanların kendi yaşam alanlarını yapacağı projelere yönelmek çok daha ekonomiktir.

MEB her yıl orta ağır özel eğitim uygulama okulları için ders kitabı bastırıyor okullara gönderiyor. Ne güzel hizmet değil mi? Sorun şu ki bu kitaplar öğrencilerin seviyesinin çok ama çok üstünde olduğu için okulların depolarında birikiyor ve çöpe gidiyor. Buraya ayrılan kaynak öğrencilerin sosyalleşmesini sağlayacak projelere harcanabilir.

Ayrıca kurum, geliştirdiği projeleri Bakanlar Kurulu'na sunarak bütçeden ödenek talebinde bulunacaktır.

Gelecek yazımızda Türkiye Engelli Model’ini açıklamaya devam edeceğiz. Görüşmek üzere hoşça kalın ....

KAYNAKÇA

  • Habertürk TV, 19 Ağustos 2026.

7.09.2026

ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ KURUMU 1