Duygularımızı İfade Edebiliyor Muyuz

ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ KURUMU

Tarih
13 Mart 2026
Okuma süresi
~2 dk

YAZAN: Menekşe KOÇAK


Son yıllarda “Engelli Bakanlığı kurulursa sorunlar giderilir.” algısı giderek yaygınlaşmaya başladı. Ben de “Engelli Bakanlığı sorunları çözer mi?” sorusunun cevabını içeren yazılar kaleme aldım.

Bu yazılarda dünyada “Engelli Bakanlığı” uygulamalarına örnekler verdim. Ülkemizde eğitim ve sağlık alanında yaşanan sorunları örnekleyerek, Engelli Bakanlığının kurulmasının bu sorunları çözmeye yetmeyeceğini ayrıntılı biçimde açıkladım. Amacım, Nasrettin Hoca’nın “testi kırılmadan” verdiği öğüt gibi, olası riskleri önceden ortaya koymak ve Türkiye’ye özgü engelli hizmetleri modelleri geliştirmemiz gerektiğini vurgulamaktı.

Bu yazıda ise naçizane, engelli ve yaşlı hizmetlerine yönelik bir model önerisinde bulunarak benzer çalışmaların artmasını umut ediyorum. Hatta bu önerilerin pilot uygulamalarla değerlendirilmesini ve en sağlıklı sistemin hayata geçirilmesini hayal ediyorum. Hayal ediyorum; çünkü toplum olarak adeta bir akıl tutulması yaşıyoruz. Hayati konular; günlük siyasi çekişmeler, pahalılık ve savaş rüzgârlarının arasında kaynayıp gidiyor.

Ülkemizde 8 Haziran 2011 tarihine kadar engellilere yönelik hizmetler; Özürlüler İdaresi Başkanlığı ile SHÇEK bünyesindeki Özürlü Bakım Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülmekteydi.

Bu ikili yapı daha sonra Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü çatısı altında birleştirildi. Amaç; engelli ve yaşlılara yönelik bakım, rehabilitasyon ve sosyal hizmet politikalarını tek çatı altında planlamak ve yürütmekti.

Ancak geldiğimiz noktada bu sistem neredeyse tıkanmış durumdadır. Bu nedenle hükümetin sosyal devlet anlayışını, “Engelliye ailesi baksın, yaşlıya evlatları baksın.” sözüyle özetler hâle geldik. Oysa bu sürdürülebilir bir durum değildir. Hızla yaşlanan bir nüfusa sahibiz. Gerekli tedbirleri almazsak, evlerinde bakımsızlıktan hayatını kaybetmiş engelli ve yaşlılarımızı toplamak zorunda kalacağımız günler çok da uzak değildir.

Bu acı sona gidişi durdurmak için Türkiye’nin engelli ve yaşlı hizmetlerini yeni bir modelle yeniden yapılandırmaya ihtiyacı vardır.

Ben, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu adıyla; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ve Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) gibi bağımsız bir yapı kurulmasını öneriyorum.

Bu kurum, Türkiye genelinde engelli ve yaşlı hizmetlerini birleştiren, denetleyen ve yönlendiren üst düzey bir yapı olacaktır. Bu yönlendirmeyi sağlamak amacıyla Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu başkanının Bakanlar Kurulu toplantılarına katılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Yeni Zelanda modelinde olduğu gibi, bakanlık teşkilatı olmayan bu kurum Bakanlar Kurulunda temsil edilebilir. Böylece bakanlıkların engelli ve yaşlılara yönelik hizmetlerindeki aksamalar ve çözüm önerileri Bakanlar Kuruluna taşınır ve sürecin takibi sağlanır.

Bu model sayesinde bağımsız bir bakanlık kurulması durumunda yaşanabilecek yetki çatışmaları da önlenmiş olacaktır. Her bakanlık kendi görev alanındaki sorumluluğunu yerine getirmeye devam edecektir.

Ayrıca bağımsız bir Engelli Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatının kurulması ile personel istihdamı hem zaman hem de ciddi maliyet gerektirecektir. Oysa önerilen yapı, mevcut bakanlıkların personelini ve altyapısını daha verimli ve sürdürülebilir biçimde kullanabilecek yetkilerle donatılacaktır.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu; bakanlıklar arası koordinasyonu sağlayacak, sürdürülebilirliği güçlendirecek, erişilebilirliği artıracak, kalite ve denetimi geliştirecektir. Devlete bağlı tüm imkânların daha verimli kullanılmasını sağlayacak projeleri hayata geçirecektir.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumunun teşkilat yapısını ve görev tanımlarını Eylül ayından itibaren daha ayrıntılı biçimde açıklamayı planlıyorum.

Eylül’de buluşmak üzere, hoşça kalın.

13.03.2026

ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ KURUMU