Tarih
01 Şubat 2026
Okuma süresi
~1 dk

YAZAN: Neriman ÜN

Haftada bir gün ağlama günü ilan ettim kendime. Bomboş bir odaya, yaralandığım ne varsa attım. Oturdum, dayanak olmayanlara inat, sırtımı duvara yasladım. Yalnızlık döşeğime rahatça yayıldım. Hayatımı sarmalayan bencilliğin kollarını araladım, insan kalabilmek için. Kulağıma fısıldayan nankörlüğün iğrenç sesine kulağımı kapattım. Bütün kırgınlıklarımı, istemediğim, sevmediğim ne varsa… Yaptığım tüm hatalarımı, yanlış seçimlerimi de aldım, yer kalmayan odanın içine doldurdum. Bir yerde buluşmayı denedim. Onlarla da kendimle de.

“Geçinemiyorum sizlerle,” dedim. “Siz öylesiniz, ben böyle, uzatmayalım bu işi. Hadi sulh yapalım,” dedimağlayarak, gözümden dökülen günah damlalarıyla.

Bu iyi niyete karşılık, yine duygu sömürüsü diye baktılar. Anladım ki, toplasak da bir araya da getirsek, yok saysak da gitmeyecekler; iyileşmeyecekler, düzelmeyecekler. Ve artık hesaplaşmayı bıraktım. Çünkü bazı ağlamalar tek kişilik değil.

Sizi de beklerim bir gün, ağlama günü kutlamalarına.

HESAPLAŞMA