
YAZAN VE SESLENDİREN: Funda Uysal
Günümüzün geçer akçesi zaman. Kıymetli, kısıtlı, alınıp satılabilir ya da "ikram" edilebilir. Kısıtlı olan zamanımıza sınırsız yapılacaklar listesini sığdırmaya çalışırken, zaman kazanmak adına günlük hayatın koşuşturmacası içinde yapılan gelişigüzel temaslar aslında ilişkileri yüzeyselleştiriyor.
Kapitalizmin aparatlarından "multitasking" (aynı anda birden fazla görev yapabilme) sadece iş hayatımızı değil özel hayatlarımızı da ele geçirmiş durumda. Arkadaşlarımızla buluşurken, evde ailemizle ilgilenirken, en önemlisi çocuklarımızla vakit geçirirken sadece anda kalabilmeyi ve anın tadını çıkarmayı zaman kaybı olarak görmeye ve zamanımızı görevler arasında pay etmeyi kâr saymaya başladık. Hatta karşımızdakini dinlerken, aslında kendi söyleyeceklerimizi sıralamak için sabırsızlandığımızın farkına çoğu zaman varamadık. Dinleyebilmek de ikramdır ve lezzetlidir. Tadabilmek de tattırabilmek de kıymetlidir.
Bilgi çağında dikkatimizi dağıtan çok sayıda uyaran mevcut. X kuşağının çocukluğunda yemek masalarımızın baş misafiri olmaya başlayan televizyon, günümüzde yanına cep telefonlarını, tabletleri, oyun konsollarını vs. alarak insanların arasına görünmez duvarlar ördü. Çok kıymetli olan zamanımızı doomscrolling (ölümüne ekran kaydırmak) ile su gibi harcarken, yanı başımızda geçip giden hayatı ve sevdiklerimizi ıskaladık. Aynı frekansta olan insanlarla saatlerce sohbet edebilmenin keyfini, görünür olmak uğruna anlamsız ilişkilerle takas ettik.
İktisat biliminin çözmeye çalıştığı kıtlık problemi zamanı da kapsar. Rasyonel bakış açısı alternatif maliyet hesabı önerse de kültürümüzde misafire, dosta, aileye, kısacası insana verilen değer zamanı ikram edilebilir kılmaktadır. Değer verdiğimiz bir şeyi özenle sunduğumuzda karşımızdaki de kendini değerli hisseder. Özen gösterdiğimiz her alanda kıymetli sonuçlar alırız. Dostluklar, evlilikler, iş hayatı, ebeveynlik, öz şefkat. Kendine de ikramda bulunabilir insan. İnsanın en değerli misafiri kendi kendisidir sonuçta bu dünyada.
Değerlerin hoyratça harcandığı bu zamanda özen kültürünü, güzel sevmeyi, nezaketi, zarafeti geri getirmek için bitmek bilmeyen görev kuyruklarına, sonu gelmeyen bildirimlere, medyanın kuru kalabalık enformasyon/dezenformasyonuna ara verebilmeyi, nefeslenmeyi, birilerine nefes olabilmeyive enönemlisitasarrufu kötüden, yatırımı iyiden yana yapmayı öğrenmemiz gerekir.
14.06.2026



