KALBİM BİR ÇEYİZ SANDIĞI

Tarih
01 Ocak 2025
Okuma süresi
~3 dk

YAZAN: Ayşe Gülçin İLHAN

Arapça dil kökenli cehaz kelimesinde türemiş çeyiz ; gerekli eşya, alet, kullanıma ihtiyaç duyulan nesne anlamını taşır. Dil kökeninde anlamı bu kadar kısa ve açıkken Anadolu Türk Kültüründe yeri olabildiğince geniş ve önemlidir.

Eskiden diye başlamak ne kadar doğru olur bilinmez lakin şimdilerde orta yaşlara gelmiş olanlar için günümüzden 25-30 yıl öncesine bir yolculuğa çıkacak olsak kız çocuklarının genç kızlığa evrildiği yaşlarda annelerin ortak telaşı çeyiz hazırlığı olurdu. Hayallerde; cilalı, geniş, işlemeli bir ceviz sandık mutlaka yerini alırdı. Sandıkta birçok patiska, kanaviçe, saten bohçalar. Bohçaların içine özenle istiflenmiş mutlu ve bereketli hayatların hayalleri. 90’lı yıllara kadar çoğu genç kız dantel örmek, nakış işlemek ve dikiş dikmek gibi maharetli işleri günlük hayatın olağan seyrine yerleştirivermiştir. En ince iple en zor modeli temizce çıkaran ve sayısı yadsınamayacak takımları örüp, işleyip, sandığına yerleştiren başarılı ve muteber sayılırdı. Kolay değildir ince işçilik, el emeği göz nuru dışında geleceğe dair anı hazırlamak, doğmamış çocuklara hatıralar bırakmak, en önemlisi ev yerleştirmek değil, yuva kurmayı hayal etmekti çeyizdeki anlam. İnsanın en zor harcadığı kendi emeğidir o nesil için. İlmek ilmek işlediği, yıllarca gözü gibi baktığı, sakladığı model kaptırmamak adına kimselere göstermediği çeyizi; geleceğidir, yuvasıdır, emeğidir bir genç kızın.

Ev mimari bir yapıdır, yuva ise ailenin oturduğu yer olarak tanımlanır. Hâl böyle olunca sandığa saklanan hayaller evden çok yuva kurmak yani aile birliğini oluşturmak içindir. Dişi kuşun yaptığı yuvanın devamlılığını erkek kuşun sağladığı ve dolayısıyla karşılıklı olarak birbirinin emeğine saygı duymakla başlardı aile kuramı. Anadolu’da çeyizlerin başında gelen halı ve kilimlerdeki desenler bunun en iyi kanıtıdır. Motifler çok çeşitli anlamlar içerir. Örneğin eli böğründe (belinde) motifi dişil gücü, üremeyi, bolluğu bereketi simgelerken koç boynuzu eril tarafı, gücü, kahramanlığı ve koruma yetisini anlatır. Üçgen formdaki muska deseni nazara yani kötü enerjiye karşı koruma amacı taşırken, boylamasına uzanan Orta Asya Türk kültürünün binlerce yıllık vazgeçilmezi hayat ağacı motifi ise yuvanın direği, uzun ömrün ve tanrısal inancın simgesi olarak yerini hâlâ korumaktadır. Sözü geçen danteller, nakışlar, iğne oyaları ve işlemelerdeki modellerin temelleri de yukarıda saydığımız halı- kilim desenlerinin uzantısı ve geliştirilmiş halleridir.

Günümüz genç kızlarından el işleri yapmaları, çeyiz sandığı derlemeleri beklenemez. Zamanın teknolojik ve sosyal gelişimlerine bağlı olarak ve en doğal getirisiyle hayat evrildi ve düzen değişti. Haliyle hazırcı olup çıktık en pratiğinden. Sonuna Home eklenmiş sayısız mağaza ve ürün bir iki adım kadar yakın ve kolay artık. Ev kurmak, evlenmek, ev olmak kolay ve tabi asla temenni edilmese de bunca kolaylığın sonunda dağıtmak da kolay. Zor olan hiçbir şey yok desek yeri mi? Zor olan tek unsur insan ruhu, karmakarışık.

Çeyiz düzmek sabrı öğretti eskilere. Bin düşünüp bir söylemeyi. Kurmanın da yıkmanın da bin kere düşünelisi olduğunu öğretti. Sabrın sonu selametti, işin aslı esası başka olabilir denir çoğu zaman sessiz kalınır beklenirdi durum sonları. Zamanın genç kızlarının her birinin kalbi birer çeyiz sandığı idi. Selam olsun, ilmek ilmek hayat işleyen o nur yüzlü çeyizlere.

Kalbim bir çeyiz sandığı olmuş.

Kasnağı dut ağacı, kilidi tunçtan.

İçinde bin yıllık sevdası

Örtüsünde kuş kanadı.

Nereye açsam sen

Kime göstersem sen

Bu çeyizle kimse almaz beni.

Aslan yelesinden bir atlas sırtımda

Mazinin gökkuşağı omuzumda

Çekersen vebalim kaldı boynunda

Nereye gitsem sen

Kime desem sen

Bu çeyizle kimse almaz beni.

Murada erer mi ki o gül ölmeden dalında

Bir aşk büyütmüş ömrünce ıssız koynunda

Ağlarken bırakmış zor sevdayı ardında

Ne söylesem sen

Ne yazsam sen

Bu çeyizle kimse almaz beni.

2020

KALBİM BİR ÇEYİZ SANDIĞI