NAFAKA HAKKIMA DOKUNMA

Önde tutulan büyük bir pankart. Pankartın zemin rengi beyaz, üzerindeki yazılar mor. Pankartta büyük mor bir şerit içinde beyaz harflerle, “NAFAKA HAKKI GASP EDİLEMEZ” Altında daha büyük mor harflerle, “HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ” yazısı. Pankartın arkasında çoğu kadınlardan oluşan bir grup insan ayakta duruyor. Çeşitli yaşlarda, çoğunun saçları omuz hizasında veya daha uzun, bazıları düz bazıları dalgalı ya da kıvırcık. Kıyafetler gündelik; tişört, bluz, pantolon ve etekler tercih edilmiş. Ön

YAZAN: S.Nazik IŞIK


Kötü zamanlar bunlar… Güçlü olmanın adil ve hakkaniyetli olmayı ezebildiği bir dönem.

Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasına ilişkin kararı, ne yazık ki, Ak Parti’nin yargı reformu paketlerine koymak için uzun zamandır çırpındığı ‘’süresiz nafaka hakkını sona erdirmesinin yolunu açıyor. Boşanan ya da boşanmaya kalkışan kadınları öldürmenin neredeyse mübahlaştığı bir anlayışın sırtı, İstanbul Sözleşmesinden tek imzayla ‘’çıktım’’ demekle sıvazlanmıştı. Şimdi bu kararla öldürülmeyenin de açlıkla ya da yakınlarına el açmakla yaşayabildiği bir dönemin kapısı açılabilecek.

Evet, Anayasa Mahkemesinin kararı, gerekçeli kararını açıklanmasından ve Resmî Gazetede yayınlanmasından sonraki 9 ay içinde bu alanda bir düzenleme yapılmasını öngörüyor. Biliyoruz, 6. hatta 5. yargı paketinden bu yana deniyorlar, aldıkları güçlü tepkiler nedeniyle Meclis’e getiremiyorlar ve ‘’süresiz nafakayı yasal hak olmaktan çıkaramıyorlardı. Şimdi, ‘’Ne yapalım, Anayasa Mahkemesi Kararı nedeniyle zorunluyuz’’ adı altında, yani yargının arkasına gizlenerek Meclis’e getirme imkânı yarattılar. Nitekim Adalet Bakanı anında ve adeta zil takıp oynayarak ‘’vatandaşlardan gelen yoğun taleplerden bahsederek, ‘’kararı adalet ve hakkaniyet açısından çok kıymetli bulduklarını’’ söyledi. Bakan’a göre kadın vatandaşlar vatandaş olsaydı, kadınların yoğun taleplerinin ‘’nafakama dokunma’’ olduğunu duyabilirdi, kararı alkışlarken biraz daha dikkatli olabilirdi. Yargı Reformu paketinde bu konunun dikkate alınacağını vurgulayan Bakan, açıklamasında ‘’bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen bir düzenleme’’ getireceklerini, adeta ‘’sayemizde artık nafaka da ödemeyeceksiniz’’ dercesine bir müjde gibi sunmazdı.

Keşke kadınların bu üç kuruşluk nafakaya muhtaç olmadığı bir toplumsal düzenimiz olsa tabii… Ama yok. Olsaydı, kanunda ‘’kadının nafakası’’ olarak tanımlanmamış, boşanmadan sonra erkek ya da kadın, hangi eş yoksulluğa düşecekse ona verilmesine hükmedilmiş, yani aslında cinsiyeti olmayan yoksulluk nafakasından yararlananların yüzde 90’dan fazlası kadın olmaz, nafaka da bir kadın hakkı haline gelmezdi.

Ama bu düzen kadınları ne bir ücreti ne de bir emekliliği olan, kocasının eline bakan evinin kadını olmaya zorluyor. Her türlü bakım işini kadının sırtına yüklemiş sürüp gidiyor. Üniversite mezunu genç her üç kadından birinin işsiz olduğu, birinin de zaten işgücüne katılmayıp ‘ev kızı’, ‘ev kadını’ olarak evinde oturduğu bir düzen, bu düzen. Yani çalışmaya kalkana da “buyur gel, hoş geldin’’ diyen, genç mühendislerin asgari ücretle çalıştıkları bir düzen bu düzen. Bu düzende boşanırsan işsizler ordusuna katılacak, çocuklarının ya kendi ailenin, babanın, ağabeyinin yanına sığınarak ekmek yiyebileceksin. İşin gücün, gelirin varsa, sorun zaten yok, çünkü yoksulluk nafakasına ihtiyacın yok, hatta sen eski kocana nafaka ödeyebilirsin.

Evet kanun ‘’süresiz’’ diyor ama yoksulluk nafakasına ihtiyaç olduğu sürece süresiz. İhtiyaç bitmişse, her zaman mahkemeye gider nafaka ödeme yükümlülüğünü durdurabilirsin. Ama erkekleri uğraştırmayalım, kaldıralım ‘’süresiz’’ kelimesini, hâkim bir süre versin, sonra otomatikman erkeğin cebi özgür, kadın ekmeksiz! Yapılmak istenen işte bu!

Herkes biliyor, hukuk boşlukta ve soyut bir varlık değildir. Hukuk ancak toplumsal eşitsizlikleri dikkate alarak adil ve hakkaniyetli olur. Bu Anayasa Mahkemesi kararı kadınlar açısından hiç de adil, hiç de hakkaniyetli olmayan bir gelişmenin kapısını açtı. Üstelik de onca mücadeleyle kapalı tuttuğumuz bir kapıyı. Adalet Bakanı da iktidar adına memnuniyetini anında açıkladığına göre, bu iktidarın kadınlardan oy alırım umudu kalmamış! Öyle değil mi? Çünkü kadınların kadın haklarını koruyanları seçme hakkı hala var!

4 Haziran 2026

NAFAKA HAKKIMA DOKUNMA