ARALIK AH ARALIK

Tarih
22 Aralık 2025
Okuma süresi
~3 dk

YAZAN: Emine ORTAKAYA

Hep ‘Yıllar getirsin…. Yıllar götürsün… Yıllar getirdi… Yıllar götürdü…’ deriz ya, Aralık ayı da benden çok şey aldı götürdü; sevdiklerimi, değer verdiklerimi, tanıdıklarımı… ‘Aralık’ın ne günahı var, insanlar her ay ölebilir,’ dediğinizi duyar gibiyim. Aralık ceberut ya da celladımız değil elbette fakat ben Aralık’ta adeta ‘Toplu Yas’ tutunca duygularım mantığıma galip geliyor.

Bu Yıl bir arkadaş ziyareti için 20 Kasım’da İngiltere’ye gittik eşimle beraber. 2 Aralık gecesi de döndük. O gecenin sabahında İzmir Bornova Erzene Mahallesi Muhtarı, eşimin de liseden sınıf arkadaşı olan Ayşe Müjgân Pakyürek’in ölüm haberiyle uyandık ve gerçekten çok sarsıldık zira sadece mahallemizin muhtarı değil aynı zamanda bir arkadaşımız, dostumuzdu. Ayağımızın tozuyla onu uğurlamaya gittik. Ertesi gün 4 Aralık’ta Boğaziçi Üniversitesinin çok değerli hocalarından, benim de bir zamanlar ders almış olduğum Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümü hocası Prof. Dr. Taha Parla’nın ölüm haberini aldım ve bu da beni çok üzdü. Aynı gün ilerleyen vakitte eşimin rahmetli teyzesinin gelininin, ayrıca uzun yıllar evimizi temizlemeye yardım eden, kayın validemin hastalığı sırasında ona da bakıcılık yapmış olan hanımın eşinin vefatını haber aldık. 5 Aralık günü onları defnettik. Taziye süreçlerinde ailelerine destek olmaya uğraştık, onları yalnız bırakmamaya çalıştık. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk feminist kadın çınarlarından olan müstesna hocamız Nermin Abadan Unat’ın ölümü de üstüne tuz biber oldu.

Hepsi çok üst üste geldi; zaten geçmiş Aralık anılarım da çok tazeyken…

Yıl 2016, Aralık’ın 4’ü. Rehberlik Araştırma Merkezlerinde uzun yıllar hizmet vermiş olan, psikolog, sevgili büyüğümüz Sulbiye Bilgin’in ani bir kalp krizi sonucu ölüm haberini almıştık. Aynı yılın 6 Aralık’ında yaklaşık dört yıldır hastalık çeken canım babamı kaybettik ve ben bu nedenle Sulbiye Abla’nın cenaze törenine katılamamıştım; bu da içimde büyük bir uhde olarak kaldı. 15 Aralık 2016’da da sevgili Efendi Amcamı ebedî istirahatgâhına uğurladık. Kendisi Alzheimer hastasıydı ve hayatı son zamanlarda çok zorlaşmıştı. Daha Sonra 21 Aralık 2020’de çok sevdiğimiz arkadaşımızın çok sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz babası Süleyman Coşkun ağabeyi yitirdik ve çok üzüldük. İleriki yazılarımda size bu bahsettiğim kişilerden bazı kesitler sunacağım.

Ve evet, bu yıldan önceki Aralık ölümlerinin en sonuncusu, sevgili arkadaşım Filiz Gençyılmazdı (1 Aralık 2023). İçimi en çok yakanlardan oldu. Kaç gün kendime gelemedim. Onun ölümünden daha çok sanırım yaşamına üzüldüm. Kendisinin ve sevdiklerinin hayatı için çok emek harcayanlardandı. Eşi, çocukları ve gençliğinde şeker hastalığına yakalanmış kız kardeşi ile birlikte yaşar ve onlara çok iyi bakardı. Evin çoğu sorumluluğu onun üstündeydi. Acar bir ev hanımıydı fakat kendini geliştirmeye de uğraşırdı. Bu kısmen mümkün olabildi. Tüm aile bireylerinin ev içindeki ve dışarıdaki işleri; alış-veriş yapmak, faturaları ödemek, çocukları okula götürmek, hastane işleri ve tüm ev işleri… Bunlar onu çok engelleyen unsurlar oldu. Çok ev taşımak zorunda kaldılar ve bütün bu süreçlerde hep en çok onun emeği vardı; çevresindeki öteki komşu, dost ve arkadaşlara destek olması da cabasıydı. Fedakâr bir eş, vefakâr bir dost ve cefakâr bir anne olması belki de onun en büyük zaafı oldu. O, ailesinin direğiydi.

Gitti!... Arkasında onu çok özleyen çocukları, eşi, kardeşleri ve dostları kaldı. Dilim varmıyor ama ‘Sen, yine de rahat uyu sevgili arkadaşım.’

22.12.2025

ARALIK AH ARALIK