Duygularımızı İfade Edebiliyor Muyuz

ENGELLİ BAKANLIĞI VE SAĞLIK KURULU RAPORLARI

Bir önceki yazımızda, dünyada “bağımsız engelli bakanlığı” sisteminin çok az uygulandığını ve yaygın olan sistemlerin şunlar olduğunu belirtmiştik:
Temsili Engelli Bakanlığı,
• STK‘ların kurduğu, yerel yönetimlerin ve devletin desteklediği bağımsız kurumlar
• Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı gibi ana bakanlığa bağlı genel müdürlük, daire başkanlığı gibi yapılar
Türkiye’de genel müdürlük yapısı ile verilen hizmetlerin çok yetersiz olduğunu vurgulamıştık. Bu nedenle STK ‘ların ve ana muhalefet partisinin “Türkiye’de Engelli Bakanlığı kurulsun.” talebini dile getirdiğini belirtmiştik.
Bu yazıda ise, “Türkiye’de Engelli Bakanlığı kurulursa engellilerin sorunları çözülür.” algısını sağlık hizmetleri açısından değerlendireceğiz.
Bilindiği gibi engelliler, sağlık hizmetlerinde pek çok sorunla karşılaşıyor. Biz bu yazıda, sağlık kurulu raporlarında yaşanan sıkıntılar üzerinde duracağız.
Engelli Bakanlığı kurulmasını savunanların temel beklentisi; Engelli Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın “bütüncül ve koordineli” şekilde hizmet sunmasıdır.
Peki, Engelli Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı İş birliği Mümkün mü?
Bu sorunun cevabının çok tartışılması gerekir. Öncelikle Engelli Bakanlığının görev ve yetki alanlarının çok net tanımlanması gerekiyor. İki bakanlığın hem bağımsız hem de birbiriyle entegre şekilde çalışması gerekecek ki, bu durum daha en baştan birçok soruyu beraberinde getiriyor.
Mesela Sağlık Kurulu Raporlarını ele alalım:
Rapor için ilk başvuru hangi bakanlığa yapılacak?
Başvurular Engelli Bakanlığı’na yapılırsa ülke çapında büyük bir iş yükü doğmayacak mı?
Engelli Bakanlığı, bu başvuruları ilgili sağlık kurumlarına yönlendirecekse, bu süreci daha da uzatmaz mı?
Başvuru, mevcut sistemde olduğu gibi doğrudan sağlık kuruluşlarına yapılacaksa, o zaman Engelli Bakanlığı’nın sürece katkısı ne olacak?
Zira çok basit gibi duran ilk başvuru süreci bile ciddi bir yetki çatışması ve bürokratik karmaşaya neden olacak gibi...
Ayrıca kanser gibi ağır seyreden hastalıklar nedeniyle bu hastalar da sağlık kurulu raporu alarak mevcut engelli bireylere yönelik haklardan yararlanıyorlar. Tedavi gördükleri sağlık kurumundan bu raporları kolayca alabiliyor. İlk başvuruyla ilgili düzenleme yaparken bu gibi çok önemli ayrıntılara dikkat ederek sistem oluşturulmalı.
Ağır hastalıklar yanında hızla yaşlanan nüfus, deprem, sel, trafik kazaları, yangınlar nedeniyle engelli birey sayısı hızla artmaktadır. Bu nedenle kurulacak yeni yapılanmada mevcut engelli birey sayısı belirlenmeli, gelecekteki tahmini engelli birey sayısı hesaplanmalı ve ihtiyaç duyulacak sistemin alt yapısı bu veriler esas alınarak oluşturulmalıdır.
Engelli Bakanlığı kurduralım diye uğraşırken yani kaş yapalım derken sistemin göz çıkaracak duruma gelmesine neden olabiliriz. Buna engel olmanın tek yolu aşağıdaki soruları çoğaltarak cevaplarını netleştirmektir:
Sağlık kurulu raporlarını Engelli Bakanlığı mı verecek, Sağlık Bakanlığı mı?
“Sağlık kurumunda tedavi görenlerin raporunu Sağlık Bakanlığı verir.” gibi kriterler belirleyerek her iki kurumunda sağlık kurulu raporu vereceği alanlar mı belirlenecek?
Eğer raporları Sağlık Bakanlığı verecekse, şu sorunlar nasıl çözülecek?
• Randevu bulamama
• Engel oranlarının raporlara doğru yansıtılmaması
• Süreli raporların takibi
• Hastaneler arasında uygulama birliğinin sağlanamaması
• Bu konularda Engelli Bakanlığı’nın yetkisi, sorumluluğu ve müdahale gücü ne olacak?
Eğer raporları Engelli Bakanlığı verecekse:
• Her il veya ilçede yeni engelli raporu kurulları mı kurulacak?
• Bu kurullar için sağlık personeli mi istihdam edilecek?
• Engelli Bakanlığının bütçesi böyle bir yapılanmayı kaldırabilecek mi?
• Sağlık Bakanlığı personeli belirli günlerde Engelli Bakanlığı’nda görevlendirme usulüyle mi çalışacak?
Bu senaryoda, sürdürülebilirlik sorunu ortaya çıkıyor. Çünkü Sağlık Bakanlığı, kendi ihtiyacı olan doktoru Engelli Bakanlığına görevlendirmekte sorun yaratabilir. Bu ise engelli bireylerin bugünkünden çok daha uzun süre beklemesine yol açabilir.
Engelli Bakanlığı, Sağlık Bakanlığının verdiği raporların takibini yapacak Engelli Rapor Takip Birimi gibi bir sistem mi kuracak?
Engelli Sağlık Raporu Takip Birimi
Bu sistem ile önce rapor sürelerini uzatarak sistemin yükünü azaltacak. Süreli raporların takibini yapacak. Down Sendromu gibi engel gruplarının raporunu hızla süresiz raporlara dönüştürecek. Çünkü bu tür rahatsızlıkların iyileşmesi bilimsel olarak mümkün değil. Aileyi yormanın, sistemin yükünü ağırlaştırmanın bir anlamı yok. Ayrıca birey, raporu değiştirmek istediğinde sistem, buna izin verecek şekilde yapılandırılarak bireyin gelişiminin önü de açılabilir.
Engelli Bakanlığının her sağlık kurumunda bir Engelli Destek Birimi oluşturduğu bir modeli düşünelim.
Engelli Destek Birimi
• Sağlık kurulu süreçlerini mi takip edecek?
• Sağlık Bakanlığı ile protokol yaparak rapor işlemlerini hızlandıran bir koordinasyon ekibi mi olacak?
• Yoksa sadece yönlendirme yapan bir danışma noktası işlevini mi görecek?
Ancak Engelli Bakanlığının, Engelli Destek Birimlerini kurması süreci hızlandırmaya yetmeyebilir; çünkü sürecin tıkanması, genellikle doktor sayısı, kurul yoğunluğu ve sistem içi işleyiş ile ilgilidir. Bütün bunlar da Sağlık Bakanlığının sorumluluğundadır.
Hal böyleyken STK olarak yapmamız gereken “Sağlık kurulu raporuyla ilgili ne yaparsak süreç kolaylaşır?” gibi nokta atışı soruların cevaplarını bulmaktır. Bu cevaplar çerçevesinde Türkiye’ye özgü bir model geliştirmenin yolunu açmaktır.
Sizlerin de sağlık kurulu raporlarıyla ilgili soruları ve olası sorunları düşünmeniz dileğiyle... Gelecek yazımızda engelli bakanlığı ve sağlık hizmetlerine erişim üzerinde birlikte düşünmek üzere hoşça kalın.
8 Aralık2025

ENGELLİ BAKANLIĞI VE SAĞLIK KURULU RAPORLARI