
YAZAN: Menekşe KOÇAK
Ülkemizde engelli bireylerin sorunları maalesef her geçen gün artıyor. Mevcut sistem, tıkandığı için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Önceki yazımda engelli ve yaşlı hizmetlerine yönelik bir model önerisini sizlerle paylaşmak istediğimi belirtmiştim. Umudum bu tür çalışmaların artması ve bu önerilerin pilot uygulamalarla değerlendirilerek en sağlıklı sistemin hayata geçirilmesidir.
Önerdiğim bu modelde;
•Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumunun kurulması ,
•Bu kurumun KDK ve TİHEK gibi bağımsız bir yapıda olması, Bakanlıklardaki hizmet akışını takip etmesi ve denetlemesi,
• Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu Başkanının, Bakanlar Kurulunda temsil edilmesi engelli ve yaşlı bireylerle ilgili çalışmaların en üst düzeyde ele alınması hedeflenmektedir.
Kurumun hedefi, bakanlıklar, yerel yönetimler ve STK’lar arasında koordinasyon sağlamak, mevcut personel ve alt yapıyı verimli ve sürdürülebilir biçimde kullanarak insan onuruna yakışır hizmet için çözüm olacak projeler üretmektir.
Ayrıca Kurum Yaşlı ve engelli bireylere ayrılan kaynağın en verimli ve sürdürülebilir kullanılması için takipçi olacak ve aksaklıklar giderecek yetkilere sahip olacaktır.
Peki neden yetkileri genişletilmiş bağımsız bir kurum öneriyorum? Çünkü ülkedeki cezasızlık algısı sadece adli olaylarla sınırlı değildir; kaynakların heba edilmesi de ciddi bir sorundur. Her alanda bir boş vermişlik ve liyakatsizlik hâkimdir. Bu durum bizim acı gerçeğimiz... Her alanda sıkı bir denetim sistemi kurarak liyakatli bireyleri sistem içinde tutmak, liyakatsiz bireyleri hizmet içi eğitimlerle geliştirmek; sonuç alınmazsa sistemden çıkarmaktan başka çare yoktur.
Bu modelin hedef kitlesi:
1. Engelli Bireyler
2. Yaşlı Bireyler
3. Engelli ve Yaşlı Yakınları
4. Kurumlarda çalışan bakım ve eğitim personeli
5. Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimler
6. Sivil Toplum Kuruluşları
7. Teknoloji firmaları, akademisyenler, araştırma kuruluşlarıdır.
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu, merkezi teşkilattan oluşacak; taşra hizmeti için icracı bakanlığın personeli, alt yapısını ve teknolojinin olanaklarını kullanarak hizmet planlaması ve takibi yapacaktır.
Mesela Muğla’daki hastanelerdeki hizmete erişim sorununu ele alalım. Önce kurum saha araştırması ile sorunları belirleyerek çözüm için proje üretecek. Sağlık Bakanlığı ile iletişime geçerek projelerin uygulanması için ekip kuracak, Sağlık Bakanlığının personeline rehberlik edecek, ihtiyaç duyulan altyapı ve eğitim sürecini gerçekleştirecektir. Projenin işleyişi, Kurum tarafından takip edilecek aksaklıklar çözülecektir.
Merkezi Teşkilat 8 Daire Başkanlığından oluşacaktır. Bu daire başkanlıkları şunlardır:
Bu dairelerin görevlerini ve sistemi nasıl rahatlatacağını ayrıntılarıyla açıklayacağım. Bana göre sorunu yaşayanlar çözüm önerileri geliştirmek için öncü olmalıdır. Çünkü sürecin nerede tıkandığına şahitlik etmektedirler.
Ülkede gelecekten umudunu kesmiş halde insanlar... Hızla artan yaşlı ve engelli nüfusumuz var, ekonomik sıkıntılar her geçen gün artıyor, gençler umutsuz...Böyle onlarca madde sıralayabiliriz insanların umutsuzluğunu destekleyecek.
Ancak biz silahları elinden alınmış , umudu darmadağın edilmiş bir millet iken yedi düvele karşı zafer kazanmışız. Harabe halindeki ülkenin kalkınması için Türkiye’ye özgü modeller üreterek hayata geçirmek konusunda deneyimliyiz. Mesela 1927 yılında %10,5 olan okuma oranını, Millet Mekteplerinin açılmasıyla 1935 yılına gelindiğinde %20,4 seviyesine yükseltmeyi başardık. Köy Enstitüleri de Türkiye'ye özgü bir modeldi. Maalesef kapatıldı. Finlandiya, Güney Kore gibi ülkeler bu modelden esinlenerek kendi sistemlerini kurdular ve refaha kavuştular.
Evet yanlış siyasi tercihler ile bu kalkınma atağını durdurduk ama yeniden başlatmak da millet olarak bizim elimizde...Bu nedenle bugün bize düşen hayıflanmak, sorunlar altında ezilerek çaresizlikle inlemek yerine çözüm üretmektir. Bu konuda engellilerin kurduğu STK'lar sadece sorunları dile getirmekle yetinmemeli, sistem önerilerinde de bulunmalıdır.
Gelecek yazımızda Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Kurumu'nun işleyişi hakkında konuşmak üzere hoşça kalın.




