
YAZAN: Emel MEMİŞ
Not:Bu yazı daha önce Katman Portal’da yayınlanmıştır. Aşağıdaki metinde bazı bölümler kısaltılmıştır.https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.22728190
6 Ağustos 2026'da TBMM ye, ev emekçileri, bakım emeği ve bakım hakkı konulu bir kanun teklifi sunuldu. Medyada, ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primlerinin Hazine tarafından karşılanacağı vurgulanarak teklif sadece bir sosyal güvenlik düzenlemesiymiş gibi aktarıldı. Oysa metin, bakım hakkı ve ulusal bakım politikası gibi başlıkları da içeren çok daha kapsamlı bir içeriğe sahipti.
İktidar partisi, özellikle de seçim dönemlerinde ev kadınlarına emeklilik vaadini gündeme getiriyor. Bir önceki seçimde de evlilik süresine ve çocuk sayısına göre erken emeklilik olanakları seçim vaatleri arasında yer almıştı. Seçim sonrasında vaatlerin gerçekleşmesi bir yana, konu esaslı biçimde tartışılmadı bile. 2026 yılı mayıs ayında muhalefet partisince verilen soru önergesiyle vaatlerin sonuçlarının ne olduğu sorulduğunda meclis gündemine taşınabildi. Şimdiyse konu, başka bir siyasi parti tarafından bildiğimiz kadarıyla ilk kez bir kanun teklifi olarak hazırlandı ve ilgili komisyonlarda görüşülmeyi bekliyor. Komisyonlardan geçip Genel Kurul'a taşınıp taşınmayacağı ise meçhul.
Kanun teklifi, ev emekçisini "ücret almaksızın kendi hanesinde ev içi emek ya da bakım emeğini sürekli yerine getiren ve zorunlu sigortalılık gerektiren başka bir işte çalışmayan herhangi bir kişi" olarak tanımlıyor (Madde 3/f) cinsiyet, yaş, gelir ya da medeni hal şartı aranmadan. Teorik olarak bir erkek de “ev emekçisi” ya da “bakım veren” statüsünde olabilir. Bağımlı bireylere bakım verenlere mesleki eğitim, psikososyal destek ve hukuki danışmanlık hakkı da tanınıyor (Madde 6). Fiiliyatta bu emekçilerin ezici çoğunluğu kadın olduğu için medyada “ev kadınlarının sigortası” şeklinde geçiyor ama bu, metnin gerçek kapsamını daraltan bir okuma.
Benzer düzenlemeler pek çok OECD ülkesinde var. Örnekler incelendiğinde gözlenen ortak özelliklerden biri, uygulanan politikaların işgücü piyasasının dışında kalanların yaşlanmayla birlikte yoksullaşmasını önlemek ve emeklilik hakkına erişimde karşılaşılan eşitsizliği kapatmak amacıyla tasarlanmış olmaları. Almanya'da 1995'te genişletilen bakım sigortası sistemi, haftada en az 14 saat ücretsiz bakım veren ve haftada 30 saatten az çalışanların emeklilik primini karşılıyor; 2024 itibarıyla 1,66 milyon kişiyi kapsıyor, yıllık maliyeti 4,1 milyar Euro. İspanya'da ise sistem çok daha dar (2019'da sadece 40 bin kişi) ve 2012'de kriz döneminde durdurulup 2019'da yeniden başlatılmıştı.
Peki Türkiye'de mevcut durumda ev emekçisi kimdir? TÜİK'in işgücü kategorileri üzerinden çeşitli “ev emekçisi” tanımları türetilebilir. İstatistikler üzerinden yapılacak kaba bir senaryo analizi, olası mali büyüklüğünü görmek için de faydalı olabilir. Mali büyüklüğü önemli mi? Karşılaştırmalı olarak politika maliyetleri ele alınması ve planlama yapılması durumunda, evet önemli. 2026 yılında ev kadınlarının isteğe bağlı sigorta kapsamında ödediği asgari aylık prim tutarı olan 10.899,90 TL üzerinden, 2026 yılı II. Çeyrek Hanehalkı İşgücü verilerine göre ailevi ve diğer nedenlerle işgücü dışında kalan 4 milyon 278 bin ve ev işleri nedeniyle işgücü dışında kalan 5 milyon 510 bin kadın nüfusu üzerinden hesapladığımızda, ilk grup 2026 yılı merkezi bütçesinin %2,96'sına, bu iki grubun toplamı olan yaklaşık 9 milyon 788 bin kadın ise bütçenin %6,75'ine denk düşen bir büyüklüğe ulaşıyor. Bu rakamlar tek başına bakıldığında çok büyük görünüyor. Ancak şunu da belirtelim: 2026 bütçesinin kendi içindeki en büyük ve en az tartışılan kalemiyle, faiz giderleriyle kıyaslandığında tablo değişiyor. 2026'da faiz için ayrılan kaynak 2,7 trilyon TL; bu, toplam bütçenin %14,5'inin doğrudan faize gittiği anlamına geliyor.
Türkiye'de mesele sadece kaynağın nereden bulunacağına indirgenecek kadar basit değil. Eğer kanun teklifi, ev emekçilerinin yaşam boyu katlandığı bakım yükünün toplumsal cinsiyet ekseninde yeniden dağılımını dönüştürmeyecekse, bakım hizmetlerindeki açık kapatılmayacaksa, kadınları “ev kadınlığına” zorunlu hale bile getirebilir. Endişe verici nokta da tam burada kilitleniyor.
Almanya ya da Fransa'daki sistemler, zaten işgücü piyasasına katılımın yüksek olduğu (Almanya'da kadın istihdamı %73), bakım nedeniyle geçici kesintiye uğrayan bir kariyeri telafi ediyor. Türkiye'de ise kadın işgücüne katılımı %35,3, cinsiyet farkı 35 puana varıyor ve kanun teklifi, zaten işgücünün tamamen dışında kalmış devasa bir kitleye geriye dönük bir hak tanımaya çalışıyor. Mali büyüklükten bağımsız olarak, politikanın gerçek etkisini belirleyen asıl eksen bu.
Kaynakça:
BMG (Bundesministerium für Gesundheit). (2025). Zahlen und Fakten zur Pflegeversicherung.
Almanya Federal Sağlık Bakanlığı. https://www.bundesgesundheitsministerium.de/fileadmin/Dateien/3_Downloads/Statistiken/Pflegeversicherung/Zahlen_und_Fakten/Zahlen-Fakten_Pflegeversicherung.pdf
Jankowski, J. (2011). Caregiver credits in France, Germany, and Sweden: lessons for the United States. Soc. Sec. Bull., 71, 61.
Memiş, E. (2026). “Ev Emekçileri, Bakım Verenler, Ev İşçileri, Bakım Hakkı ve Kamusal Bakım Hizmetleri Hakkında Kanun Teklifi” Üzerine. Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.22728190
OECD (2025), “Women, work and the population puzzle: Gender-sensitive responses to demographic change”, OECD Public Governance Policy Papers, No. 80, OECD Publishing, Paris.
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı. (2026). Merkezi yönetim bütçe istatistikleri.
TÜİK (2026). Hane Halkı işgücü istatistikleri.
SGK (2026) İlk defa isteğe bağlı sigortalı olanlar: https://www.sgk.gov.tr/Content/Post/12233982-f17a-40fe-81ae-bfd9155339d7/Ilk-Defa-Istege-Bagli-Sigortali-Olanlar-2026-01-12-09-48-59
Special Agreements For Non-Professional Caregivers On The Rolls https://www.seg-social.es/wps/portal/wss/internet/Trabajadores/Afiliacion/10547/51635/51636#51637



