Sanatın Kadın Sesleri

SANATIN KADIN SESLERİ TEMMUZ 2026

Ağaçların önünde birlikte duran Nazım Hikmet ve Piraye. Fotoğraf siyah beyaz ve eski görünümlü. Piraye solda, açık tenli, omuz hizasında koyu saçlı ve ortadan ayrık; kısa kollu, açık tonlu, diz altına kadar uzanan bir elbise giymiş, belinde tokalı bir kemer, hafif gülümsüyor ve bedenini Nazım’a dönük tutuyor. Nazım sağda, açık tenli, dalgalı ve kabarık koyu saçlı; açık renk yakalı bir gömlek ve üzerine koyu renk, geniş yakalı bir ceket giymiş, elleri ceketinin ceplerinde. İkisi birbirine yakın d

HAZIRLAYAN: Selvet BAYRAKTAR TOKAT


Merhabalar kıymetli takipçilerimiz. Yazın sıcaklığının ortalığı kasıp kavurduğu bu günlerde yine kadınların üretimlerinden sanat dünyasına yansıyanlara yer veriyoruz köşemizde.

 Önce Başlıklar:

  • Demet Evgar'dan Deniz Göktaş'ın Tutuklanmasına Tepki
  • Semra Gökalp'in "Ben Hâlâ Buradayım" Kitabı Yayımlandı
  • Piraye Koleksiyonu' Erişime Açıldı
  • Duygu Asena Roman Ödülü Nazlı Doğan Özsöz'ün Oldu

Demet Evgar'dan Deniz Göktaş'ın Tutuklanmasına Tepki

Komedyen Deniz Göktaş, dijital medyada büyük ilgi gören "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde yer alan bazı espriler gerekçe gösterilerek yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Hakkında adli işlem başlatıldığını öğrenmesinin ardından yurt dışı tatilini yarıda keserek Türkiye'ye dönen Göktaş, havaalanına indiği sırada gözaltına alınmış ve sevk edildiği mahkemece cezaevine gönderilmişti. Tutuklama kararına, sanat dünyasından tepkiler gelmeye devam ediyor. Son olarak ünlü oyuncu Demet Evgar, meslektaşının tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yayımladı. "Dini değerleri aşağılama" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Deniz Göktaş’ın durumu hakkında duyduğu üzüntüyü dile getiren Demet Evgar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Deniz’in tutuklanmasına çok üzüldüm. Sanatın, mizahın ve sözün korkmadan var olabildiği günlere olan inancımı korumak istiyorum. Hukukun ölçülü, adil ve özgürlükten yana işlemesini diliyorum.”

Semra Gökalp'in "Ben Hâlâ Buradayım" Kitabı Yayımlandı

ALS teşhisinin üzerinden geçen beş yılın ardından Semra Gökalp, hastalıkla birlikte değişen yaşamını kitaplaştırdı. Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan ‘Ben Hâlâ Buradayım’, yalnızca bir hastalık anlatısı değil; ALS hastalarının görünmeyen dünyasına, bakım verenlerin yüküne ve hayata tutunma mücadelesine içeriden bir tanıklık sunuyor.

Bugün gözleri dışında vücudundaki hiçbir kasını hareket ettiremeyen ancak zihni ve hafızası yerinde olan Gökalp, kitabında teşhis sürecinden Avrupa'daki ALS kliniklerinde yürüttüğü tedavi arayışlarına, sonuçsuz kalan yöntemlerden "umut tacirlerine kadar yaşadığı deneyimleri aktarıyor. Aile ilişkileri, bakım verenlerin tükenmişliği ve hastaların toplum içinde karşılaştığı görünmez zorluklar da kitabın ele aldığı başlıklar arasında yer alıyor. Bir dönem havacılık sektöründe yöneticilik yapan, seyahat eden ve aktif bir yaşam süren Gökalp, kitabında hastalığın değil, hastalığa rağmen yaşamın nasıl sürdürülebileceğini anlatmayı amaçlıyor. Okuru, tavsiye vermeden önce dinlemeye, acımak yerine anlamaya ve ALS hastalarını hayatın dışında bırakmamaya davet ediyor.

Semra Gökalp yaşama tutunma kararlılığını şu sözlerle dile getiriyor:

"ALS benden çok şey aldı ama anlatacaklarımı alamadı. Ben hâlâ buradayım. Ve ben, bütün hastalıkların gözünün içine baka baka yaşamayı seçiyorum."

Ben Hâlâ Buradayım, ALS hastaları ve yakınlarının yanı sıra hastalığı yakından tanımak isteyen okurlar için de kişisel bir tanıklık ve yaşam anlatısı olarak raflardaki yerini aldı.

Piraye Koleksiyonu' Erişime Açıldı

Nâzım Hikmet’in büyük aşkı ve eşi Piraye’ye (Hatice Piraye Altınoğlu, 1906-1995) yıllarına ait kişisel arşiv, edebiyat ve tarih meraklıları için dijital ortama aktarıldı.

Piraye ve Nâzım’ın ortak geçmişine dair bugüne dek gün yüzüne çıkmamış veya bir arada sunulmamış pek çok materyal, pirayekoleksiyonu.com adresi üzerinden erişime açıldı. Edebiyat tarihine birinci elden kaynaklık etme misyonu taşıyan arşivde; Nâzım Hikmet ile Piraye arasındaki yazışmaların yer aldığı 'Mektuplar' bölümünün yanı sıra, dönemin ruhunu yansıtan 'Fotoğraflar' ve 'Belgeler" öne çıkıyor.

Sitede ayrıca Piraye'nin iç dünyasına ve günlük yaşamına ışık tutan 'Defterler', 'Tablo / Desen ve El İşleri' ile şahsi kütüphanesindeki eserlerin sergilendiği 'Kitaplığından' başlıklı özel kategoriler bulunuyor. Nâzım Hikmet ve Piraye'nin hayatına dair bütüncül bir hafıza kaydı oluşturan web sitesi, sadece edebiyat okurları için değil, kültür-sanat tarihçileri ve biyografi araştırmacıları için de eşsiz bir kaynak niteliği taşıyor.

Titiz bir tasnif süreciyle hayata geçirilen dijital arşivin telif hakları konusunda ise günümüzün teknolojik tartışmalarına atıf yapan dikkat çekici bir hukuki şerh bulunuyor. Platformda yer alan açıklamada, sitedeki içeriklerin telif hakkı mevzuatı kapsamında korunduğu hatırlatılarak, “Yapay zekâ sistemlerinin eğitimi dâhil tüm izinsiz kullanımlar yasaktır” ifadelerine yer verildi.

Duygu Asena Roman Ödülü Nazlı Doğan Özsöz'ün Oldu

Nazlı Doğan Özsözün ilk romanı olan Yüreğin Kabarmış, kadınlık deneyimleri ve kuşaklar arası yaraları ustalıkla işlemesi gerekçesiyle Doğan Kitap Duygu Asena Roman Ödülü seçici kurulu tarafından oy birliğiyle ödüle layık görüldü. Ödülünü Jüri Başkanı Asuman Kafaoğlu Büke'nin elinden alan Nazlı Doğan Özsöz ise ödülün kendisi için yalnızca edebi değil, aynı zamanda politik bir anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Duygu Asena'nın fikirleriyle kurulan bir çatının altında olmak ve bu ödülü almak, sadece edebi bir tatmin değil politik bir selamlaşma niteliği de taşıyor benim için. Duygu Asena iyi ki bu topraklardan geçmiş. Bu ödüle layık görüldüğümden beridir özellikle kadın edebiyatçı arkadaşlarımdan umutların yeniden yükseldiğine dair mesajlar aldım. Henüz ilk romanı basılan bir yazara bu ödülün layık görülmesi birçok sanatçıya da umut oldu."

Gelecek sayımızda sanata ve kadına dair gündeme yansıyanları sizlerle buluşturmak üzere sevgiyle kalın.

16.07.2026

SANATIN KADIN SESLERİ TEMMUZ 2026