SİZ HİÇ ARAP YASEMİNİ KOKLADINIZ MI?

Beyaz çiçekli, ince gövdeli bir tırmanıcı süs bitkisi, desenli beyaz bir saksının içinde. Bitkinin gövdesi yukarı doğru dik uzanıyor ve ortasında destek için ince bir herek. Yapraklar orta büyüklükte, parlak görünümlü ve koyu yeşil renkte. Dallar boyunca çok sayıda küçük, yıldız şeklinde beyaz çiçek salkımı asılı duruyor; çiçekler narin ve hafifçe aşağı doğru yönelmiş. Saksı silindir biçimli; alt kısmı düz beyaz, üst kısmında koyu renkli ince, kıvrımlı süs desenleri. Saksının üstünde kahverengi

YAZAN: Ebru BOZCUK


Sabah yürüyüşü dönüşünde, bir kaç dal Arap Yasemini ve begonvil toplayıp, başucumdaki küçük vazolara ıslıyorum.

Kendini bir hayli hissettirmeye başlayan yaz esintilerine eşlik eden tül perdeler, onların kokusunu bana öyle güzel getiriyor ki, gizlice gülümseyerek  anın içine saklanmak istiyorum. Malumunuz dışarıdaki sesler öyle acımasız, öyle adaletsiz ki bu hal bir nevi içe dönme terapisi adeta.

Ruhsal bir yorgunluk her tarafı sarmış vaziyette...

Biraz durmak, kendi kabuğunuza çekilmek istersiniz. Bir anaforun içinden çıkıp

"Bir gün yerleşebilir miyim ki buralara" dediğiniz yerdesinizdir belki  ve bu hal bile ruhunuzu hamaklara yatırmak için geçerli bir sebep oluverir.

YAZ rehaveti ne çok şeyi hatırlatır insana esasında ...

Mesela;

🐚Palmiyelerin hışırtısı, balkondaki saksıdan gelen fesleğen kokusu

🐚Herkes derin uykudayken yürüyüşe çıkıp denizi selamlamak, Okaliptüs ağaçlarına sarılmak

🐚Zakkumların bile bir kokusu olduğunu duymak, meyveye durmuş portakal ağacını şefkatle selamlamak

🐚Etrafta kimsenin olmadığını kontrol ettikten sonra, kulaklığında çalan müziğin ritmine uyup, dans ederek yürümek

🐚Tanımadığın insanlarla günaydınlaşmak

🐚Dallara yürümüş zeytinin yeşilinden umutlanmak

🐚Bu dünyayı iyi insanların kurtaracağını düşünmek, birilerinin kalbine iyi gelmek . (Yük olma işini o kadar çok insan yapıyor ki bu arada... 🤔)

🐚Sabahları, kırmızı tarla domatesinin üstüne zeytinyağı ve kekik koyup, güzel bir Ezine peyniri, yeşil zeytin ve anne reçelleriyle kahvaltı yapmak

🐚Patlıcan közlemesi, soğuk bir karpuz

🐚Umuda sarılmak, dilin iyi şeyler söylemesi, kalbin iyilikle atması, affedebilmek

🐚Teknelerini yaza hazırlayanlar

🐚İyi şeyleri çoğaltmak, parlatmak

🐚Beyaz uçuş uçuş elbiseler, parmak arası terlikler, hasır çantalar, deniz tuzuyla ıslanmış saçlar

🐚Yaşamın tam ortasında olup, olanla yetinebilmek

Her gün yaşadığım bu rutini incelikle düşünüyorum . Sevinecek şeyler arayınca ne çok mutluluk, ne çok şükür olduğunu görüyorsun.

Tüm bunlar kendine ve hayata "SENİ SEVİYORUM" mesajıdır esasında ...

Yoksa HAYAT NEDİR Kİ? İstediğin kadar endişelen, düşün, kaygılan.

 Düşünerek neyi halledebildik ki bu güne kadar?... Olan oluyor, giden gidiyor.

Bütün mesele bu sürecin içinden bizim nasıl çıktığımız.

İYİ MİYİM, MUTLU MUYUM, NEYİ İSTİYORUM, NEYİ YAŞIYORUM diye soruyor muyuz kendimize?

Başımızı gökyüzüne kaldırıyor muyuz hiç? BU DA GEÇER diyebiliyor muyuz?

Yoksa nedir ki, Mayıs da geçer, ardından Haziran eteklerini toplar, sonra Eylül de geliverir.

Siz nasılsınız, bana onu söyleyin...

Mesela siz hiç Arap yasemini kokladınız mı ya da en son ne zaman "Olmasa da olur" dediniz?

Her şeye rağmen YAZ gibi bir mevsimi olan bu dünyada yaşamak çok güzel...

Yeter ki kalpler ferah, diller latif, muhabbetimiz bol olsun.

En mühimi de sol yanımız iyilik ve umutla çarpsın.

O zaman  İYİ YAZLAR olsun diyelim .

Günün sorusu: Siz hiç Arap yasemini kokladınız mı?

SİZ HİÇ ARAP YASEMİNİ KOKLADINIZ MI?