Bilim Dünyasında Bu Ay

BİLİM DÜNYASINDA BU AY - ARALIK 2023

Tarih
20 Aralık 2023
Okuma süresi
~4 dk

HAZIRLAYAN: Selvet BAYRAKTAR TOKAT

selvetbayraktarr@hotmail.com

SESLENDİREN: Zeynep KILIÇ

Merhabalar değerli okuyucu ve dinleyenlerimiz, yılın son sayısında yine birbirinden ilginç bilimsel araştırmalarla beraberiz.

Önce başlıklar:

Çok mu düşünüyorsunuz? Zekâ belirtisi olabilir
Alzheimer ile bağırsak rahatsızlığının bağlantısı ortaya çıktı
Şizofreni ve kedi sahibi olma arasındaki gizemli bağlantı
Bu saatte sakın yemek yemeyin! Felç riskini artırıyor

Çok mu düşünüyorsunuz? Zekâ belirtisi olabilir

Florida Gulf Coast Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, yüksek IQ'ya sahip bireylerin fiziksel olarak daha az aktif olduğunu ortaya çıkardı.

Yapılan çalışma, zeki insanların egzersize karşı soğuk bakma eğiliminde olduklarını ve düşünce yoğun faaliyetlere daha yatkın olduklarını gösterdi. Denekleri düşünceliler ve düşünmeyenler olarak iki gruba ayıran bir biliş testi kullanıldı. Takip cihazlarıyla yapılan gözlemler, düşüncülerin hafta içi daha az aktif olduğunu, hafta sonları ise pek bir fark olmadığını ortaya koydu.

Araştırmacılara göre, zeki insanlar sıkılma ihtimalinin daha düşük olduğu için entelektüel faaliyetlere daha fazla zaman ayırırlar. Bunun sonucunda, fiziksel aktivite düzeyleri düşük kalabilir. Öte yandan, daha aktif bireyler, sıkılmaya daha yatkın oldukları için dış aktivitelerle uyarılmaya ihtiyaç duyarlar. İngiliz Psikoloji Derneği, "Sonuç olarak, daha düşünceli bireylerin daha düşük ortalama aktivite seviyeleriyle mücadele etmelerine yardımcı olabilecek önemli bir faktörün farkındalık olduğunu" belirtti. Ancak, çalışmaya sadece 60 kişinin katıldığı göz önüne alındığında, araştırmacılar bulgulara dayanarak genelleme yapmanın zor olduğunu vurguladılar.

Metinde, bu bulguları duyan pek çok kişinin sevinçle karşıladığı ve hatta kendilerini bir dahi olarak gördükleri ifade edildi. Ancak, bazı eleştirmenler, gerçek zeki insanların tembellikleriyle mücadele eden ve disiplinli olanlar olduğunu savundu.

Sonuç olarak, bir kişinin zekâsı sadece spor salonuna gitme ya da oturma süresiyle değil, daha karmaşık bir yapıya sahiptir.

Alzheimer ile bağırsak rahatsızlığının bağlantısı ortaya çıktı

Avustralya’daki Edith Cowan Üniversitesi’nin araştırması, 400 bin kişiden elde edilen veriler ışığında Alzheimer ile birçok bağırsak rahatsızlığı arasındaki genetik bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmacılar ortak genetik üzerinde daha fazla analiz yaptıklarında Alzheimer ile bağırsak bozuklukları arasında kolesterolün oynayabileceği rol gibi başka önemli bağlantılar da buldular.

Araştırmayı gerçekleştiren Dr. Emmanuel Adewuyi, anormal kolesterol seviyelerinin hem Alzheimer hem de bağırsak bozuklukları için risk oluşturduğuna dikkat çekerek, yüksek kolesterolün merkezi sinir sistemine aktarılabileceğine ve beyinde anormal kolesterol metabolizmasına yol açabileceğine dair kanıtlar olduğunu belirtti.

Milliyet'in aktardığına göre Adewuyi, yaptıkları çalışmanın Alzheimer ve bağırsak hastalıklarının birlikte görülmesinin ardındaki genetiğe yeni bir bakış açısı sağladığını, bu durumun hastalığın erken teşhisine ve tedavi geliştirilmesine imkân sağlayabileceğini söyledi.

Şizofreni ve kedi sahibi olma arasındaki gizemli bağlantı

Avustralyalı araştırmacılar, aralarında ABD ve Birleşik Krallık'ın da yer aldığı 11 ülkeden son 44 yılda yayınlanmış 17 çalışmanın analizini gerçekleştirdi. Queensland Ruh Sağlığı Araştırmaları Merkezi'nden psikiyatrist John McGrath ve meslektaşları, "Kedi sahipliği ve şizofreniyle ilişkili bozuklukların görülme ihtimalinin artması arasında bir ilişki bulduk" açıklamasında bulundu. Independent Türkçe'nin aktardığına göre kedi sahibi olmanın şizofreni riskiyle bağlantılı olabileceği fikri ilk kez 1995'te yapılan bir çalışmada öne sürülmüştü. O tarihteki çalışmada bu ilişki, kedilerde görülen Toxoplasma gondii adlı bir parazite dayandırılmıştı.

T. gondii, az pişmiş et veya kirli su yoluyla bulaşabilen çoğunlukla zararsız bir parazit. Ancak şimdiye kadar yapılan araştırmalar karışık sonuçlar ortaya koydu.

Örneğin zihinsel bozukluğu olan ve olmayan kişilerin katıldığı başka bir araştırma, belirli psikolojik deneyimleri ölçen testlerde daha yüksek puan almakla kedi ısırıkları arasında bir bağlantı olduğunu ileri sürmüştü. Öte yandan bu ilişkiden Pasteurella multocida gibi diğer patojenlerin sorumlu olabileceği söylenmişti. Daha net bir resim elde etmek için McGrath ve ekibi, bu konuyla ilgili tüm araştırmaları kapsamlı bir şekilde gözden geçirdi. Hakemli bilimsel dergi Schizophrenia Bulletin'de yayınlanan araştırma makalesinde bulgular şöyle özetlendi:

Kedilere maruz kalan bireylerin şizofreni geliştirme ihtimalinin yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu bulduk.

Öte yandan söz konusu derleme çalışması da şizofreni riskinin artması ve kedi sahipliği arasındaki bu ilginç bağlantının kökenini veya neden sonuç ilişkisini tespit edemedi. McGrath, kesin bir yorumda bulunmadan önce daha nitelikli ve daha geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Araştırma makalesinde, "Sonuçta incelememiz, kedi sahipliği ve şizofreniyle ilişkili bozukluklar arasındaki ilişkiyi destekliyor" dendi:

Zihinsel bozukluklar bağlamında kedi sahiplenmeyi daha iyi anlamak için geniş ve daha yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç var.

Bu saatte sakın yemek yemeyin! Felç riskini artırıyor

Paris’teki Sorbonne Üniversitesinde, geç saatte yemek yemenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen bir araştırma yapıldı. 100 bin kişinin katıldığı ve tam 7 yıl süren araştırmanın sonuçları şaşırttı.

Nature Communications isimli bilimsel dergide yayımlanan araştırma sonuçları, geç saatte yemek yemenin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Katılımcılardan bir kısmından araştırma boyunca akşam yemeklerini saat 8’den önce yemeleri istendi. Diğer denek grubu ise yemek sofrasına akşam saat 9’dan sonra oturdu.

Dikkat çeken araştırma, akşam 9’dan sonra yemek yiyen insanların bu saatten önce yemek yiyenlere kıyasla felç geçirme ya da mini felç olarak adlandırılan geçici iskemik atak sorunu yaşama olasılığının yüzde 28 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Akşam 9’dan sonra yemek yiyen kişilerde felç riskini artıran temel unsurlar da bunlar. Çünkü özellikle gece geç saatlerde yükselen kan basıncı, kan damarlarına zarar verme potansiyeline sahip. Bu ise hem kalp krizi hem de felç riskini artıran önemli bir faktör. Öte yandan araştırma ile elde edilen dikkat çekici başka veriler de var. Araştırmaya göre gece boyunca yemek yemeden geçirilen her bir saat, felç riskini yüzde 7 oranında azaltıyor.

Evrensel olarak kabul gören bir "ideal yemek saati" bulunmamakla birlikte, bilim dünyasında yapılan araştırmalar gün içindeki farklı saatlerde yemek yemenin metabolizma ve genel sağlık üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. İdeal yemek saati, kişisel yaşam tarzına, metabolizma tipine ve günlük aktivite düzeyine bağlı olarak değişebilir. Ancak akşam yemeğini erken saatlerde tüketmek, sindirim sürecini günün geri kalanında devam ettirmeye yardımcı olabilir. Gece geç saatlerde ağır yemeklerin tüketilmesi, sindirim sisteminin dinlenme moduna geçtiği uyku saatlerini etkileyebilir.

Gelecek sayımızda yepyeni bilimsel araştırmalarımızla buluşmak üzere umutla kalın.

20 Aralık 2023