SÖYLEŞİYİ YAPAN: Şule SEPİN İÇLİ
Şule: Sevgili Umudun Kadınları izleyenleri, ‘Çoğalalım Çoğaltalım’ köşemizden herkese merhaba. Bu ay Derya Alparslan’la birlikteyiz. Derya Alparslan’ı önce kendi cümleleriyle tanıyalım.
Derya: Merhaba. Malatya doğumluyum. Mersin’de büyüdüm. İlkokul, ortaokul ve liseyi Mersin’de bitirdim. Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji bölümünde okudum. Evlenip tekrar Mersin’e döndüm. Bir oğlum var. Okurken hayalim hep cezaevinde, özellikle kadın cezaevlerinde çalışmaktı. Maalesef mümkün olmadı. Evlendikten sonra da okumayı sürdürdüm. Mersin Üniversitesi’ne misafir öğrenci olarak devam ettim. Mezun olduktan sonra Mersin’de ‘Kadın Adayları Destekleme Derneği’ne girdim. Onları, siyasetin her kademesinde bulunmaları, aday olmaları konusunda destekledik. Bir süre sonra ‘Anne-Çocuk Eğitim Vakfı’nda anne ve çocuklara yönelik eğitimlere katıldım. On günlük eğitimden sonra bizi sahaya çıkardılar. Sabancı Vakfı, AÇEV ve Tarım Bakanlığı’nın bir projesi vardı, ‘Dere-Tepe Destek Eğitim Programı’nda yer aldım. Bu projenin amacı, kırsal kesimdeki kadınlara 10 haftalık bir modül çerçevesinde bir eğitim vermekti. Bu eğitim, bebeğin doğumundan başlayıp kadınların bütün haklarını öğrenmelerini kapsıyordu. Eğitimler bazen köyde, bazen kasabada, bazen mahallelerde oluyordu. Bu eğitim bana çok şey kattı. AÇEV’de tanıştığım bir arkadaşım Peruze sayesinde ‘Güne Bakan’ kadın Derneğiyle tanıştım ve yaklaşık 10 yıldan beri oradayım.
Şule: Bu kadar deneyimin nedeniyle biz de seninle ‘Güne Bakan Derneği’ni konuşmak istiyoruz. Ondan önce sormak istiyorum: Bir yerde ücretli olarak çalışıyor musun?
Derya: Zaman zaman çalıştığım oldu; okul öncesi öğretmenliği, rehberlik, projelerde koordinatörlük yaptım.
Şule: Öncelikle, ‘Güne Bakan Kadın Derneği’ ismini nasıl aldı?
Derya: Önceleri birçok alandan birkaç kadın, kadınlar için neler yapabileceklerini düşünürken örgütlenmeye karar vermişler ve yüzünün aydınlığa dönük olduğunu ifade eden bir terim olarak da ‘Günebakanı isim olarak seçmişler. ‘Güne Bakan Kadın Derneği’ kadına yönelik şiddet günü olan 25 Kasım 2008’de kurulduğunu ilan etti. İlk kuruluş yeri olarak da şehrin hayli uzağında, Toroslarda bir mahalleyi göstermişler. İlk olarak oradaki mahalle sakini kadınlarla bir tiyatro oyunu hazırlamışlar. Tiyatro grubunda hem kadınlar hem çocuklar yer almış. Onların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları ve bazı çözüm yollarını ifade eden oyunlar oynamışlar. Hatta Aslan Köylü kadınlarla birlikte de oyunlar sergilemişler. Kadına yönelik şiddet, mücadele yöntemleri, çocuk bakımı, anne-çocuk eğitimi gibi konularda kadınlardan gelen talep üzerine Günebakan Kadın derneği bu doğrultuda programlar hazırlamış. Örneğin, kadına yönelik şiddetle ilgili dernek avukatları bilgilendirme toplantıları yapmış, ev ziyaretleri gerçekleştirmiş, ‘Anne-Çocuk Eğitimi Vakfı’nda eğitim alan arkadaşlar annelere ve çocuklara eğitim vermiştir.
Şule: Kadına yönelik şiddetle ilgili birtakım kampanyalar yapıyorsunuz; biraz da onlardan söz eder misin?
Derya: 25 Kasım kadına yönelik şiddet günü ve 8 Mart kadınlar günündeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle bu dernek yakından ilgilenir. Bu günlerde billboard çalışması yapıyoruz yani otobüslerin üstü, toplu taşıma durakları, vb. afişleme yapıyoruz. Konular; şiddet gören kadınlar ne yapmalı, başvurabileceği yerler ve derneğin iletişim bilgileri. “Yasalar uygulansın, kadın danışma merkezleri ve kadın sığınma evleri çoğaltılsın” projesini kadınlara anlattık. Bunu Mersin Büyükşehir Belediyesi ve 4 ilçe olarak gerçekleştirdik. Bu projeyi yürütürken belediyelere, ‘Kadın Danışma Merkezleri ve Sığınma evleri var mı?’ sorusunu yönelttik; biliyorsunuz nüfusu on binin üstünde olan ilçeler kadın sığınma evleri, beş binin üstünde olan belediyeler de kadın danışma merkezleri açmak zorunda. Bu projede toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden başka derneklerle de iş birliği yaptık. Hep beraber pandemi döneminde online bir çalıştay yaptık. Mersin’deki danışma merkezleri ve sığınma evleri olmayan belediyelerle Türkiye’deki bunlara sahip olan iyi örnekleri online ortamında bir araya getirdik. Böylece sahip olmayan belediyeleri motive etmeye çalıştık. Danışma merkezleri olmayan belediyeler merkezlerini açtılar ve eşitlik birimlerini oluşturdular, danışma merkezleri olanlar da kapasite güçlendirmesi yaptılar. Şu anda Mersin’de 2’si Büyükşehir’e ait olmak üzere 5 kadın danışma merkezi, yine 1’i Büyükşehir’e ait olmak üzere toplamda 3 kadın sığınma evi var. Bunların 2 tanesini Yenişehir Belediyesi yaptırıp ŞÖNİM’e devretti. Bir adet de Tarsus’ta kadın sığınma evi var.
Şule: Bunlar sizin çabalarınızla oldu değil mi?
Derya: Tabi bizim çabalarımızla oldu. En azından biz büyük bir kamuoyu oluşturduk, izledik, savunuculuk, lobicilik yaptık. Pandemi sürecinde bu projeyi yaptık ve şöyle bir şey de gelişti; Mersin’deki bütün kadınların video çekmesini istedik: ‘Ben Mersin’de yaşıyorum. Ben kentimde kadın danışma merkezi istiyorum. Ben kentimde şiddete uğradığım zaman gidebileceğim bir sığınma evi istiyorum.’ Hem kadınlar bu videoları çektiler hem de şehrin değişik yerlerinde imza kampanyaları yaptık. Örneğin, online olarak buluşturduğumuz Türkiye’nin öteki kentlerindeki bu alanda iyi olan belediyelerle Mersin’deki beş belediyenin hâlâ iş birliklerini sürdürdüklerini de biliyoruz, bu da Mersin için önemli bir kazanım oldu. Bu projenin süreç ve sonuçlarını kitap olarak da yayınladık. Merak eden kuruluş ve kişiler bu kitaba derneğin sayfasından da ulaşabilir.
Şule: ‘Eşitlik için dans et!’ projesini de anlatır mısın?
Derya: Evet, ‘Eşitlik için dans et’ 2019 yılında çıktı. İlk olarak kadınların yok sayılmalarına karşı bir kadın festivali yapmaktı amacımız. Öncelikle bir konu belirledik. Biliyorsunuz Mersin’de Özgecan Aslan hem cinsel tacize uğradı hem de vahşice katledildi. Mersin’de bir yere de onun adı verildi. Biz de önce dansa Özgecan Meydanı’ndan başladık, bir gün boyunca isteyen müzik yaptı, isteyen dans etti, isteyen kendi yaptığı mamulleri sattı. Öteki kadına karşı şiddetle ve kadın eşitsizliğiyle uğraşan dernekler de oradaydı. Güzel bir dayanışma günü oldu. Onlar da kendilerini tanıtan stantlar açtılar. Pandemide bir sene ara verilmekle beraber 2019’dan beri biraz değişikliğe uğrayarak ‘Eşitlik İçin Dans Et Festivali’ devam etti. Her yıl 8 Mart’tan sonra festivalimizi yapıyoruz. Bütün kadınları da çağırıyoruz. Her yıl biraz daha büyüyoruz, çoğalıyoruz. Bu etkinliklerle birlikte derneğin tanınırlığı-bilinirliği artıyor. Hem gönüllüsü hem üyesi artıyor.
Şule: Derneğin kaç üyesi var?
Derya: 72 üyemiz var.
Şule: Sanırım, siz üye yapmak yerine, daha çok kadına ulaşmayı tercih ediyorsunuz.
Derya: Evet. Şunu söyleyebilirim, aslında biz danışmanlık da aldığımız için yani kadına karşı şiddet alanında da mağdur kadınlar bu hattan bize ulaşabiliyorlar. Bu telefon numarası bizim sayfamızda ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin sayfasında bulunuyor. 200’den itibaren kurultay bileşenle alıştığımız için şiddet başvuruları da alıyoruz. Dernek avukatlarımız ve psikoloğumuz var. Avukatlarımız aracılığıyla ücretsiz danışmanlık da yapıyoruz. Bir sabit hattımız var ve şiddet biriminde olduğumuz için Türkiye’nin farklı illerinden kadınlar da bize başvurabiliyorlar.
Şule: Yani Şiddete uğrayan kadınlar size başvurabiliyorlar, başka sıkıntılı durumlarda da danışma alabiliyorlar, avukat ve psikologlar gönüllü, ücretsiz destek veriyorlar.
Derya: Evet, biz başvuru olduğu zaman onlara yönlendiriyoruz.
Şule: Bir başarı öyküsü var mı (sonuçlanan, şiddete uğradığı için size gelmiş ve sonuçta da bunu yenmiş bir kadın)?...
Derya: Var tabi. Mesela, hiç okuma-yazması olmayıp, daha sonra bizim de desteğimizle tüm okullarını bitirip kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan kadınlar var. Meslek edinip, bu mesleği yapan, kendini geçindirmeye başlayan kadınlar var. Buradaki derneğin desteği hukuksal, psikolojik, eğitim yardımlarının yanında sayfamızdan eleman arayan ve iş arayanların ilanlarını da yayınlıyoruz. İş desteği, eşya desteği, vb. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Kariyer Merkezi de meslek edinme alanında önemli bir destek sunuyor.
Şule: Çok sayıda kadın örgütü kuruluyor fakat o oranda da sorunlar artıyor. Acaba kadınların çoğuna ulaşamıyor muyuz? Bu kaygıyı sen de paylaşır mısın?
Derya: Evet, tabi, mutlaka var. Bize sadece Mersin’den değil, Maraş’tan, çok farklı yerlerden kadınlar geliyor. Ben şunu da gözlemliyorum; ulaşabilen kadınlar, belediyeler veya devlet kurumlarından çok kadın örgütlerine güven duyuyorlar, kendilerine daha yakın buluyorlar. Ulaşan kadınlar da az değil.
Şule: Tabi, Çok uzun soluklu bir süreç. Hemen ulaşıp da kendilerini hazır hissedip sorun çözülene kadar bayağı bir zaman geçiyor. Sorunlarının çözüleceğine dair inançları ve bu sorunlarını başkalarına anlatma cesaretleri olana kadar hayli zaman geçmiş oluyor.
Derya: Evet. Hepimiz başta kendimizi güçsüz hissederiz. Güçlenmek lazım. Güç de bulaşıcı. Bu da ancak kadınların birbiriyle temasıyla olabilecek bir şey. Günebakan Kadın Derneği’nde ‘kadını güçlendirme eğitimleri’ veriliyor. Örneğin, ‘Kadının İnsan Hakları Eğitimi’ (KİHEP) İnsan önce her şeyi bildiğini zannediyor. Ama öyle değil. Birbirimize destek oluyoruz. Bu derdin sadece bize ait olmadığını, başkalarının da derdi olduğunu anlıyoruz. Böylece güçleniyoruz. Bu eğitim programlarının en önemli çıktısı, kadınların birbirlerine destek olmaya başlamaları. Derneğimizin yürüttüğü ‘Kır Çiçekleri’ projesini çok önemsiyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin’de dezavantajlı bölgelerdeki sporcu kızlarla buluşuyor. Ortaokul ve lise öğrencileri belediyenin tahsis ettiği yatılı da okuyabilecekleri okullarda eğitim görüyorlar. Ücretsiz verilen bir hizmet. Geleceğin sporcu kadınları yetiştiriliyor. Bu projeyi görünce, kız çocuklarına toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimin verilmediği eksikliğini fark ettik. Belediyenin spor dairesiyle görüştük. Bu kızları yetiştiren öğretmenlerle bir araya geldik. Görüş alışverişinde bulunarak eksiklikleri saptadık. Eğitmenlerle ve çocuklarla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda neler yapılabileceğini konuştuk. Gerçekleştirilen atölyelerde, kızların kendi bedenlerini tanımaları ve kendilerini nasıl savunacakları anlatıldı. Mersin, kadına şiddet olaylarının yaşandığı en yüksek oranlara sahip olan bir yer. Kadın cinayetleri de çok fazla. Özellikle sığınma evinde kalma sürecinden sonra çocuklarıyla birlikte kalabilecekleri, kendi ayaklarının üzerinde durabilecekleri bir mekanizma tasarlayabilmek adına, belediyeye sunduğumuz, ‘Sosyal Konut Projesi’ var. Kadınların çok az bir ücret ödeyerek başlarını sokabilecekleri iki artı bir, bir artı bir olan evler. Onlardan da olumlu yanıt aldık. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek, kadınlar için çok önemli bir adım atmış olacağımızı düşünüyorum.
Şule: Harika bir iş birliği. Belediyeler bu kadar baskı altında kalmazlarsa, bu örgütlerin işbirliği ile çok güzel çalışmalar yapacaklar.
Derya: Bu sorunları yaşayan bizleriz. Çözüm için muhatabımız da yerel yönetimler. Yerelde yaşadığımız için Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere sesimizi duyuramıyoruz. Bu nedenle belediyelerin Kent Konseylerinde, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışma gruplarında yer alıyoruz. Oralar çok önemli. Asla terk etmiyoruz. Elimizden geldiğince toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için çaba gösteriyoruz. 25 Kasım, 8 Mart gibi günlerde, bizlere gelen çağrılar doğrultusunda, duyarlı öğretmenlerle, psikologlar, avukatlar ve derneğimizin yetkilileriyle birlikte liselerde toplumsal cinsiyet eşitliği, 6284 Şiddet yasası, siber suçlar, İstanbul Sözleşmesiyle ilgili bilgilendirici toplantılar yapıyoruz. Kız öğrencilerinin farkındalık düzeylerinin ne kadar arttığını görüyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor ve çok önemli bir hizmet.
Şule: Son bir mesajın var mı?
Derya: Kadınlar yalnız değildir. Yeter ki kendine yakın birilerini bulabilsin. Çevresinde mutlaka bir kadın derneği vardır. Gelsin ve dernekte yer alsın. Üye olmak değil sadece. Gönüllü de olabilir. Örgütlü bir çatı altında olmak çok önemli. Tek başına bir şey yapamazsın ama birçok kadınla çok şeyi başarabilirsin. Sorunlar özel değil geneldir. Ve örgütlenmek, yalnız olmadığımızı görmenin en önemli yoludur. Kadınlar korkmasın.
Şule: Bu keyifli sohbet için çok teşekkürler ve başarılar.
Sevgili izleyicilerimiz, Güne Bakan Kadın Derneği ile birlikteydik. Dernekle ilgili bilgileri, videomuzun açıklama bölümünde bulabilirsiniz. Hoşça kalın.
15.12.2025
Https.//gunebakandkadindernegi.org





