Çoğalalım Çoğaltalım

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ MAMAK ŞUBESİ

Tarih
30 Mart 2026
Okuma süresi
~7 dk

SÖYLEŞİYİ YAPAN: Şule SEPİN İÇLİ


Şule: Sevgili izleyicilerimiz, ‘Çoğalalım Çoğaltalım’ köşemizde, bu ayki konuğumuz, Rukiye Kara. Kendisi Pir Sultan Abdal Kültür Dermeği Mamak Şube Başkanı. Önce kendisini tanıyalım, daha sonra da derneğin çalışmalarından söz edelim.

Rukiye: Pir Sultan Abdal Derneğinde, örgütlü mücadele yürütüyorum. Her kadın gibi, eviyle, çocuğuyla da ilgilenen bir anneyim. Mamak Belediyesinde aşçı olarak çalışıyorum. 48 yaşındayım.

Şule: Nereden mezunsun?

Rukiye: Kars Cumhuriyet Lisesi mezunuyum.  Kars’ta doğdum ve büyüdüm. Sonra Ankara’ya geldim. Bir kız, bir oğlan iki çocuğum var. Çocuklarım burada doğdu.

Şule: Pir Sultan Abdal Derneği dışında başka örgütsel çalışmaların var mı?

Rukiye: Siyasi parti üyeliğim var ama parti içerisinde siyasi çalışma yürütmüyorum. Sadece örgütümle iç içeyim. Çünkü düzene başkaldırıyı, Pir Sultan inancı, direnci ve felsefesiyle birleştirerek mücadeleyi güçlendirmeye çalışıyorum.

Şule: Pir Sultan Abdal Derneği sürecini anlatabilir misin? Biri mi tavsiye etti? Üye olarak mı başladın? Başkanlık sürecine nasıl geldin?

Rukiye: Burada Abidin Aktaş sokak var. Önce dernek oradaydı. Çalışmaları takip ediyordum. Devri daim olsun, Mustafa Demirtaş başkanıydı. Çok güzel faaliyetleri vardı. İnsanları bilgilendirme toplantıları yapıyorlardı. 2005-2006 yıllarında gidip geliyor, ilgileniyordum. O zaman bir siyasi partinin içerisinde de mücadele ediyordum. Gidip geldikçe, dernekle bağ kurdum. Beni üye yaptılar. Bir süre üye olarak kaldım. Seçim sürecinde yönetim değişecekti. Beni de yönetim kuruluna yazmışlardı, emek vereceğimi ve çalışacağımı düşünerek. Yönetim kurulumuz 7 kişiden oluşuyor. Bir tek kadın ven vardım yönetimde. Pir Sultan Abdal’ın inancını, yolunu öğrenmeye başladım. 2011-2012 yıllarıydı. 2016’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesine adaylığımı koydum. Kimsenin beni tanımaması ve ‘Bir kadın, bir erkeğin karşısında nasıl aday olur’ baskılarından dolayı kaybettim. Kaybetmem, belki de beni biraz daha güçlendirdi, hırslandırdı. Örgütün içinde çalışarak kalmam ve örgütü bir adım daha ileriye taşıyabilecek iradeyi kullanmam gerektiğini düşündüm. Aynı zamanda Genel Merkez yönetimindeydim. 25 yöneticinin arasında tek kadındım. Dirençle bu yolu öğrenmek istedim ve öğrendiğimi düşünüyorum. Öğrenmek kolay değil. Yolda ham kalmak da var, pişerek yol yürümek de var. Biz hala ham olduğumuzu düşünüyoruz ama bu yolu da yürütmeye çalışıyoruz. O günden bugüne kadar geldi. Bu dönemde de bir ekip ruhuyla hareket ederek, gerçekten Pir Sultan felsefesini besleyen, onu bir adım ileriye taşıyabilecek bir ruh yakaladık. Şube başkanlığını bunlarla beraber kazanmış olduk. Geçmişten gelen deneyimleri birleştirerek şube başkanı olduk. Bu tek başına Rukiye’nin bir başarısı değildir. Ekip olması, insanların güvenmesi, yapılan işlerde kadronun birbiriyle uyumu çok önemli ve değerliydi.

Şule: Seçildiğin adaylığın kaç yılındaydı?

Rukiye: 2025.

Şule: Senden önce hiç kadın başkan olmamış mıydı?

Rukiye: Fadime Türkyılmaz başkanımızdı daha önce. Fadime ablayla ben yol yürüdüm. O Alevi Bektaşi Federasyonunda sekreterlik yaparken, ben Pir Sultan Genel Merkezindeydim. 2018’e kadar hiç kadın başkanımız olmadı. Şubemiz 25 Eylül 1995’de kuruldu. Saime Kadın’daydı. İki dönem Fadime ablanın yönetim kurulunda yer aldım. Sonrasında da adaylığımı açıkladım.

Şule: O zaman Fadime Hanım kadınlara yol açmış, çok da iyi olmuş. Şu anki yönetimde kaç kadın var?

Rukiye: Gönül Çağlayan Elverdi, Aslıhan Han Özden ve ben olmak üzere üç kadınız. ‘Bizim yolumuzda erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde, eksiklik noksanlık senin dilinde’ diyoruz. Bunu yansıtıyoruz.

Şule: Kaç şubeniz var.

Rukiye: 80 şubemiz var.

Şule: Biraz da şube çalışmalarınızdan söz edebilir misin?

Rukiye: Pek çok etkinlik örgütledik. 8 martta Tuzluçayır Kadın Dayanışma Derneğiyle ortak çalışma yürüttük Mamak Dernekler Platformu adına. Oraya katılım sağladık. Bir panel örgütledik. Her hafta pazar günü, 13-16 saatleri arasında, güncel siyaseti işleyen toplantılarımız oluyor. Âşık Veysel’i, Kızıldere’yi andık. Güncel konular üzerinden, siyaseti analiz eden programlarımız oluyor. Semah çalışmalarımız var. Çocuk semah grubu oluşturduk. Koromuz, saz kursumuz var. Semah çalışmalarımızı, her Perşembe, akşam saat 19.30’da Tuzluçayır Cem Evinde yapıyoruz. Koro çalışmamız, her pazartesi akşam, şubemizde yapılıyor.

Şule: Şubenin kaç üyesi var ve kaçı kadın?

Rukiye: 2000’e yakın üyemizin 820 tanesi kadın. 8 Mart öncesi şubat ayında, kahvaltı etkinliği yaptık. Kadınları birebir çağırdığımız çok güzel bir etkinlik oldu. Üyelerimiz aktif. Siyaseti örgütleyen de kadınlar. Kadın üyelerimiz pasif bir yerde durmuyor. Çeşitli yerlerde siyaset yaparak sokağın nabzını tutuyorlar. O yüzden o 800 kadın, çok önemli ve değerli bir yerde duruyor.

Şule: Mahalle çalışmaları anlamında, üye kazanmak gibi başka hangi faaliyetleriniz var?

Rukiye: 9 nisanda bir çalışmamız olacak. Tüm üyelerimizle birlikte üye toplantıları yapıyoruz. Mamak’ın 64 mahallesinin, Ege Mahallesi olmak üzere, 42 mahallesinde örgütlüyüz. Üyelerimiz var yani. Buralara dönük çalışmalar yürütüyoruz. Etkinliklerimizi, mahallelerdeki köy dernekleriyle yapmaya çalışıyoruz. Köy dernek başkanlarıyla toplanarak onlarla diyaloğumuzu biraz daha geliştiriyoruz. Burada bir Cem Evi yapma irademiz var. cem Evine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alevi olarak büyüyoruz, ölürken camiden Sünni gibi kaldırılıyoruz. Çocuklarımızın asimilasyonu devletin baskısıyla çok fazla derinleşmiş bir süreç. Uyuşturucu kullanımı, çok fazla alevi mahallelerine yayılmış pozisyonda. Bunları, ancak kültür merkezlerimiz, alevi inancı ve yoluyla destekleyebileceğimizi düşünüyoruz. Cem Evini kazandırmak için bütün mahallelerde bir çalışma örgütlüyoruz.

Şule: Laiklik ilkesinin, Alevilik anlamında inanılmaz bir biçimde ihlal edildiğini görüyoruz. Buraya üye olmak için ne yapmak gerekiyor? Sosyal medya üzerinden üye olunabiliyor mu?

Rukiye: Sosyal medya üzerinden üye yapmıyoruz. İnsanlara deyip dokunarak ıslak imzalı üye yapıyoruz. İnsanlar gelsin, bizi görsün ve tanısınlar. Örgütü tanımıyorsa ve bilmiyorsa, zaten yapamıyoruz. Referansının olması lazım dernek içinden. Bir yerde örgütümüzü korumaya ihtiyacımız var. Bu süreç çok farklı. Nereden, kimin, nasıl bir tehlikeyle geleceğini bilmiyoruz. Biraz temkinli davranıyoruz.

Şule: Mantıklı aslında. Nicelikten çok nitelik önemli. Gelir kaynaklarınızı nereden elde ediyorsunuz?

Rukiye: Bağış topluyoruz. Yıllık 60 TL da olsa, üye aidatlarımız var. Etkinlik yaptığımızda, üyelerimiz, yol arkadaşlarımız ve dostlarımız bizleri yalnız bırakmıyor, maddi desteklerde bulunuyorlar.

Şule: Buraya kira vermiyorsunuz sanırım.

Rukiye: Toprak sahiplerinden birisi, yıkılana kadar burayı bize noter üzerinden bağışlamış. Kira vermiyoruz.

Şule: Herhangi bir çalışanınız yok. Gönüllü olarak yürütüyorsunuz.

Rukiye: Evet, gönüllülük usulüyle. Her gün 11’de açılıyor, 17’de kapatılıyor. Etkinlikler olunca daha erken açılıyor ve daha geç kapatılıyor.

Şule: Gelir kaynaklarınızı öğrendik. Gider olarak neler var? yoksullara yönelik bir çalışmanız var mı?

Rukiye: Yönetim kurulumuzda bir arkadaşımız, Sosyal Hizmetler kurumundan ihraç edildi. Onun dayanışmasıyla, bu tür işleri yapıyoruz. Durumu iyi olmayan aileler ziyaret ediliyor. Yapılması gereken bir şey olursa, sonuna kadar bir çalışma örgütlüyoruz. Üyelerimize eksik olan ihtiyaçları bildiriyoruz. Bağış usulü herkesten toplayıp ihtiyacı olanlara maddi manevi destek olmaya çalışıyoruz.

Şule: Bağış dışında, halktan destek olmak isteyen olursa, kitap, kıyafet gibi, ne yapabilirler? Buradan izleyicilerimize de duyurmuş olalım.

Rukiye: Adıyaman şubemiz var. Depremde, şube başkanımız Zülfikar Yılmaz canımızı çok genç yaşta kaybettik. Onun adına bir kütüphane oluşturuluyor, kitap topluyoruz. Oradaki yoksul çocuklar kütüphaneye ulaşabilecek, daha güvenilir bir ortamda ders çalışmaları sağlanacak. Hafta içi Adıyaman’a gönderilecek. Birçok şubemizle dayanışarak bu tür faaliyetleri yapıyoruz. Kıyafet de dahil olmak üzere, ihtiyaç varsa, bunun çalışmasını yapıyoruz. Yerimiz çok yetersiz olduğu için kıyafetleri toparlamakta çok zorlanıyoruz. Bir oda, bir salon ve bir mutfak var. İhtiyaç olunca, gruplarımıza yazıyoruz. Herkes tamamlayıp getirebiliyor.

Şule: Destek biçimleri, ihtiyaca göre şekilleniyor. Karma örgütlerde, kadınların çalışması hiç kolay değil. Her ne kadar kadın duyarlılığından söz edilse de toplumsal cinsiyet öğretileriyle sıkıntılar yaşıyoruz. Kadın başkanlar geldikten sonra, sizde kadın bakış açısı yönünden nasıl değişimler yaşandı?

Rukiye: Sosyalist mücadeleden beslenen kadınlar için çok değişmiyor. Çevremizdeki değdiğimiz kadınlar için pek çok şey değişiyor. Umutlanıyor, ne yapabileceğini, neyi başarabileceğini görüyor. Bizleri değiştirmiyor.

Şule: Ben erkekler açısından sormuştum.

Rukiye: Disiplinin ve koordinenin daha çok geldiği bir sistem oluyor kadınlar olunca. Kadınlar bütün bulundukları yerleri içselleştiriyorlar. Buna göre bir plan, proje çiziyorlar. Bizden önceki yönetimde 4 kadın vardı. İki erkek yönetici arkadaşın kadına bakışı farklıydı ama değişti. Kendilerini adapte ettiler. Kadınlardan deyim yerindeyse emir almayan bir yapı vardır pek çok erkekte. Dışarıdaki insanların bakış açısı da değişiyor. 2016 yılındaki adaylık sürecimde, kadın adaya karşı çıkanlar, şimdi farklı düşünüyorlar. “İyi ki başkan olmuşsun” diye mutlu oluyorlar. Bu değişimi, kadınların gücünü, direncini mücadeleye nasıl yansıtabiliriz, nasıl evirebiliriz konusu çok önemli Sadece kadınları değil, örgütü büyütmek adına da buna ihtiyacımız var.

Şule: Hayallerinizden biri, Cem Evi yapmak. Bunun dışında, geleceğe yönelik ne tür planlarınız ve hayalleriniz var?

Rukiye: Buraya dair çok hayalim var ama bunu söyleyince, çok hayalperest olduğumu söylüyorlar. Kocaman bir kültür merkezimizin olmasını isterim. Sivas’ta katledilen 33 canımızdan biri, 12 yaşındaki Koray’dı. Eğer Koray’ın hedefi okumaksa, buradaki çocuklara okuyacak alanlar yaratmak gerekiyor. Türkan Saylan’ı kıskanmak diyelim buna. Onun, çocuklara, kızlara, kadınlara verdiği önemi ve yürüttüğü mücadeleyi çok önemsiyorum. ‘Kardelenler’ dediği çocukları bir araya toparlayacak bir alana ihtiyaç var. Tuzluçayır, çok kozmopolit bir yer. Köyden kente göçüp çocuğunu okutamayanlar var. Sıkışıp kalıyorlar. Biz Alevilerin önünü açacak bir kültür merkezinin olması çok önemli ve değerli. Sadece Cem Evi yapılıp ibadetimizi yaptığımız yer olmasın. Bu çocukları beslediğimiz, büyüttüğümüz, onların okumasıyla ilgili adımlar attığımız bir alan kültür merkezi. Hepsini birlikte koordine edebilmek. Burada kadın meclisimiz var. Kadın meclisi sekreterimiz, Gönül Çağlayan Elverdi. Böyle bir merkezde, kadın meclisi daha çok kadına değer, daha çok kadınla iş yapar. Yoksulluklara karşı direncini örer. Hukuksal anlamda haklarını bilen kadınlar, samimiyetle gelebilecek ve dertlerini anlatacak bir yerde olurlar. Değerli, birikimli insanlarla buluşacağımız bir ortama ihtiyaç var. Hayallerimiz tek başına bizi bağlamaz. Laikliğin olmadığı bir yerde, aleviler huzurlu yaşayamayacak. Bunu görüyoruz ve yaşıyoruz. Sistemin içindeki karanlığı, savaş çığırtkanlığını yapan, halkların üzerine bombalar yağdıranlara sevinen bir topluma karşı, bizim laiklik, eşit yurttaşlık gibi bütün taleplerimiz, hayallerimizdir aslında. Bunların gerçekleşmesi için irade koyuyoruz, örgütleniyoruz. Ülkemiz, gün geçtikçe savaşın içine çekilmeye çalışılıyor. İran halkının direncini, ülkemiz göstermezse, savaşa gireceğimiz kesindir. Bu yüzden alevi, Kürt, Çerkez, Laz demeden bu ülkedeki laikliğe ve Cumhuriyete sahip çıkacak bir alan yaratmaya ihtiyacımız var. Tam da burada Alevilere daha fazla görev biçiliyor, bunun bilincindeyiz. Aleviler bu ülkede laikliği, Cumhuriyeti sahiplenen, umudu ve direnci örgütleyen bir yerde duruyor.

Şule: Hayaller, güncel konularla buluşarak gerçeğe dönüşmüş oluyor bir yerde. Hayal kurmak çok gereklidir. İzleyicilerimize söylemek istediğin başka mesajların varsa, onları da alalım.

Rukiye: Geldiğin için çok teşekkürler. İzleyenlere selam ve sevgilerimi gönderiyorum Tuzluçayır’dan. Tuzluçayır’da yaşayan bir Kars’lı olarak, burayı görmeyen varsa, gelip görmesini isterim. Şubelerimize üye olmayan dostlarımız varsa, üye olmalarını isterim. Birlikten güç doğar. Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun. Bir üye olarak dostlarımızı davet etmiş olayım.

Şule: Sevgili izleyicilerimiz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara ile birlikteydik. Kendisinin açık çağrısı var. “Yolunuz düşerse, şubeye uğramadan geçmeyin” diyoruz.

Umutla kalın.

30 Mart 2016

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ MAMAK ŞUBESİ