HAYVANLAR VE İNSANLAR ÜZERİNE

Tarih
01 Ocak 2025
Okuma süresi
~2 dk

YAZAN: Yayla BOZTAŞ

Günlerdir Sosyal Medyada paylaşılan fotoğraflar, yapılan yorumlar biz insanları bir kez daha ayrıştırdı.

Hayvanların toplatılmasını isteyen, beslenmelerini yasaklayan yetkililer, “her şeye karşın beslemeyi, bakmayı, bırakmayacağız, yasakları dinlemeyeceğiz” diyen hayvanseverler. Bunca sorun varken bu türlü bir kargaşa çıkartmak, insanları yaralamak, hayvan sevmeyenlere fırsat veren bu davranış kabul edilir gibi değil. Kendinden başka canlıların da bu dünyada yaşam hakkı olduğunu düşünmeyen insanların yüreğine keşke hayvan sevgisi kısa bir süre aşılanabilse. Uyuyan bir kedinin, köpeğin masumluğunu, yavrusunu besleyen (kedi köpek, fare, kuş vb. bütün annelerin insan annesinden hiç de farklı olmadığını gözleyebilse… Dünyaya bir de kendi çıkarı dışında, her şeyi severek, merak ederek bakabilse.

Doğanın her şeyinden yararlanan, gürül gürül akan dereleri kurutan, içinde yüzüp ferahladığı denize gizlice, hatta göz göre göre atıklarını boşaltan, rant sağlamak için ekilip biçilebilecek topraklara beton diken, zenginliğine zenginlik katmak, doğanın en güzel yerlerinde lüks siteler yapmak için ağaçları kesenler hep insanlar. Orman yangınları için yeterli önlem almayan yetkililer o yangını çıkartanlar kadar sorumludurlar. Doğanın sunduklarının sınırsız olmadığını, karşılaşacakları doğal erozyonu, kuraklığı, verimsizliği düşünmeyen bencil insanlar…

Bitmedi; çöpünü, izmaritini, yiyip içtiklerinin kutusunu, şişesini, kâğıdını, kısaca atıklarını sokağa atanların kirliliklerini görmemek, önlem almamak, yaptırım uygulamamak doğru mu? İçip sokaklara kusan, trafikte olay çıkarıp diğer sürücüyü öldürebilen insanlar ne kadar masum? Çocukları taciz eden, para için uyuşturucuya alıştıran, bir zamanlar karısı, çocuğunun annesi olan kadını çocuğunun gözü önünde öldüren erkekler ne kadar masum? Rüşvet alanlar, bilgileri yetersiz olduğu halde önemli işlerin başında olan, asıl amaçları para ve mevki sağlamak olanlar, at gözlüklüler, benciller… Masum mu?

Kendisine zarar verilmedikçe köpekler saldırmaz, sorunluysa, travma yaşamışsa saldırgan olabilirler. Yaşayanlarının %95’inin Müslüman olduğu, Allah’a inandığı bir ülkede böyle bir ölüm fermanı oluşturmak, ona imza atmak çok büyük bir yanlış değil midir? Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek nerede kaldı? Tek çözüm öldürmek midir? Yaşlı bir adamın elindeki sopayla, dirgenle, kürekle bir kedi ya da köpeği döverek öldürmesi nasıl açıklanabilir? Allah korkusu, vicdan, merhamet bu yaşa kadar nasıl gelişmemiş, oluşmamıştır. Hayvan (Hayevan) sözcüğünün içine bütün canlıların girdiği konusunda cahildir, bilgisizdir. Onun camiye gitmesi, namaz kılması, dua etmesi hiçbir işe yaramaz. Hayvan sevmeyenler için demiyorum bunu, hayvan sevmeyebilir bir insan. Kendince haklı olabileceği nedenleri vardır. Ama zarar vermek, öldürmek hiç de doğru bir davranış değildir.

Konuştuğumuz dile hakaret olarak en çok hayvan isimlerinin yerleşmesi bile hayvanlara bakışımızın ve onlarla ilişkimizin ne kadar sorunlu olduğunu anlatmaya yeter. Örneğin eşek sözcüğünü hakaret olarak kullanırken o masum hayvanın ne gibi özellikleri olduğunu bilir mi bu sözcüğü kullanan? Taşıyacağından fazla ağırlık yüklenen, dövülen, itilen kakılan o hayvanın hangi kötü özelliği onu hakaret sözcüğü olarak kullanma hakkı verir insanlara.

Şu bir gerçektir ki insan denen canlı bencildir, kendini beğenmiştir ve çıkarcıdır. Bu özellikleri taşımayan insanlara saygım, sevgim sonsuz. İyi insanlar sayesinde dünya ayakta duruyor desem yanılır mıyım?

Yazarların, şairlerin dostu, edebiyatın, mitolojinin, efsanelerin, masalların konusu olmuş hayvanları doğadan bu kadar dışlayıp yok etmeye çalışmak büyük bir yanlış ve vicdansızlıktır.

Utan ey insan evladı…

HAYVANLAR VE İNSANLAR ÜZERİNE