YAZAN: Yayla BOZTAŞ
Her zaman aynı yollardan geçmemek için o gün değişik bir sokağa girdim. Beyninizi şaşırtmak için yollarınızı değiştirin diyor ya uzmanlar. Beynim şaşırdı mı bilmem ama ben çok güzel bir an yakaladım.
Apartmanın giriş katında küçücük bahçeye bakan balkonun parmaklıklarını sarmış Latin çiçekleri; parlak, batan güneş gibi turuncu. Sanki balkonda oturan yaşlı kadına ulaşmak istiyor. Öylesine sevdalı…
Hanımellerine sarılmış güller, yasemine karışmış hatmiler rengarenk bir basmanın desenleri gibi göz ediyordu bana. Bu kent kaosunda yaşanabilecek, bir kucak yeşildi bu bahçecik, bir nefes doğaydı.
Yolumu daha sık geçirdim o balkonun önünden, içimde duyduğum sevgi, duygu biraz da yalnız yaşayan bir insana duyduğum dostluktu. Oradan geçtiğim günlerde balkonunda bazen arkadaşlarıyla, çoğu kez yalnız oturan bu yaşlı kadın, hemen duygusal yanımı dürtüledi. Devamlı balkonunda oluşu,doğa sevgisi yanı sıra, gelen geçenle yalnızlığını giderme gibi geldi bana. Bahçe güzeldi ve evin içinde olmayan insanlar devamlı önünden geçiyordu. Bahçedeki uçuk pembe güller, birkaç yapma hayvan maketi, balkonuna sarılan Latinler bence onun yalnızlığına sıcak bir selamdı…
Latin çiçeğini çok severim. Bir geçişimde yaşlı kadınla selamlaşıp çiçeğin tohumundan alıp alamayacağımı sordum. Gülerek “tabii” dedi. Yüzünün yarısını kaplayan mora çalan doğum lekesi gülümsemesiyle yok olup gitti. Öyle içten, doğal. Sonra ekledi. “Biraz daha beklemek lazım. İyice olgunlaşsın, ben toplar sana saklarım. Bir geçişinde alırsın.” Aslında çiçeğin tohumundan çok onunla konuşmak, yalnızlığına birkaç cümleyle ortak olmaktı dileğim.
Hep selamlaştık. Bir gün bana topladığı tohumları verdi. Çok sevindiğimi kendisine çiçek getireceğimi söyledim. “Güzel bir çiçek olsun ama” dedi.
Bir demet çiçekle gönlünü alamadım. Yoğun işlerim, koşuşturmalarım içinde bugün yarın derken unutuldu. Bu yüzden yapılacakların ertelenmemesi gerektiğini şimdi çok daha anlamlı buluyorum. Ve verdiğim sözü tutamayışımın burukluğunu yaşıyorum.
Geçenlerde yolumu özellikle Latin çiçeği sarılı balkonun önünden geçirmek istedim. Perdeler çekili. Tek bir sandalye masanın üstüne dayatılmış… Turuncu çiçekler de yok, pembe güller de…Kibirsiz hatmiler de…
Göze değen tek şey balkon demirine asılı “SAHİBİNDEN SATILIK” ilanı…




