Türkiye Körler Federasyonunda Kadının Adı

Tarih
30 Mart 2022
Okuma süresi
~4 dk

Bir önceki sayımızda, Selvet Bayraktar Tokat arkadaşımız, Altınokta Körler Derneği’nde kadınların son olağan genel kurulundaki durumlarıyla ilgili yazmıştı. Derneğimizin üyesi olduğu üst kuruluşumuz Türkiye Körler Federasyonu da genel kurulunu 13 martta yaptı. Altınokta yönetiminde bir kadının bile yer almaması durumu, federasyon kadınlarını harekete geçirdi ve mücadelemiz zaferle sonuçlandı. Aynı durumun federasyonumuzda yaşanmaması için geçmişten aldığımız derslerimizi iyi çalıştık.


                Federasyon seçim öncesi, Altınokta Körler Derneği federasyon kadın delegeleri bir araya geldik. Daha başkan adayı bile belli değildi. Mücadelemizi şeffaf bir biçimde yürüttük. Önce federasyon ve dernek başkanlarını aradık ve kadın delegeler olarak toplantı yapacağımızı duyurduk. Sonra kadın delege arkadaşlarımızın telefonlarına ulaştık ve herkesi tek tek aradık. İlk toplantımızda kadın arkadaşlarımızı federasyonun işleyişi hakkında bilgilendirdik. Bir anda mücadele ateşini yakan kadınlar oluvermiştik. Tek ya da iki liste çıkması halinde neler yapabileceğimizi, yönetim kuruluna aday olup olmayacaklarını konuştuk. Erkeklerin dilinde dolaşan, “Yönetime girecek kadınları bulamıyoruz, kadınlar daha kendi aralarında anlaşamıyorlar, evlerinden çıkmak istemiyorlar, yönetime geldiklerinde çalışmıyorlar, toplantıya düzenli katılmıyorlar, istifa ediyorlar.” Tüm bu söylemler üzerinde durduk. 24 delegeden 20 kadın birlikte hareket etmeye karar verdik. Dört arkadaşımız yönetime aday oldu. Bu süreç hiç kolay değildi. Çünkü kadın arkadaşlar, şube başkanlarının etkisinde kalabilirlerdi. İki liste çıkarsa, en çok kadını yönetime alan ve nispi sistem olduğu için listenin ilk sıralarına kadınları yazan adaya oy verebilirler miydi? Bunların tümünü ayrıntılı olarak konuştuk ve bir bir kadınların fikirlerini aldık. Hepsi de kararlı görünüyordu.


                Aldığımız kararlara göre, dört kadın yönetime girecekti. Bir kriz çıkması durumunda en az üç kadın yönetimde yer alacaktı.  Dört kadından üçünün belirlenmesini de yine biz yapacaktık. Listeye iki kadın alırlarsa, aday olan arkadaşlar listeden çekilecekti, ve hepimiz geçersiz oy kullanacaktık. Bu kararlarımızı rapor hazırlayarak federasyon için kurulan Altınokta Körler Derneği komisyon üyelerine gönderdik. Bu kararların arkasında duramayacağımızı düşündü erkek arkadaşlarımız. Daha sonra baktılar ki kadınlar kararlı, hem şaşırdılar hem de çalışmalarımızı taktir ettiler.


                Başkan adayımız belli olmuştu. Toplantılarımızı sürdürdük. İkinci raporumuzu hem kendisine, hem de komisyon üyelerine gönderdik. Başkan adayı Emin Demirci bizimle toplantı yaptı. Bu toplantıda bilinçlenmenin önemini bir kez daha anladık. Nasıl mı? Emin Demirci, genel sekreterlik ve saymanlık gibi görevlerin çok önemli olduğunu, önce bunları kimlerin yapabileceğini araştırdıktan sonra değerlendirme yapacağını söyledi. Aday arkadaşlarımızın kendilerini nasıl da güçlü ifade ettiklerini görmeniz lazımdı. “Siz kadınların bu görevleri yapamayacaklarını mı ima etmeye çalışıyorsunuz? 26 kişilik yönetimde, derneğimizden dört kadın almanın zorluğu ne olabilir? Diğer derneklerden iki kadın girdi diyelim, 26 kişide 6 kadın çok mu?” gibi kendinden emin ifadeler…


                Aday kadınların aktif olduğu 8 Mart etkinliği yaptık online olarak. Arkadaşlarımız etkileyici sunumlar yaptılar. Dahası toplantıya katılım beklediğimizin üzerinde çok kalabalıktı. Yaklaşık 75’in üzerinde kişi dinledi onları.


                Genel kurul günü gelip çattı. Listeyi merak ediyoruz. İşimizi sağlama almak için genel kurul sırasında da toplantı yaptık. Kadın delegeler yan yana oturmuştuk bilinçli olarak. Toplantıdaki coşkuyu anlatmama sözcükler yetmiyor. Listeyle ilgili olasılıkları konuşup stratejimizi belirledik. Listede üç kadının yer alması halinde, bir arkadaşımız çekileceğini, bunu da hiç sorun etmeyeceğini söyledi. Onu coşkuyla alkışladık ve kutladık. Değişen durumlara göre konuşma yapacak arkadaşı belirledik. Bir arkadaşımız, “Onlar bir düşünürken, biz on düşünüyoruz, kadın kafası böyle bir şey.” Dedi. Nelerin, nasıl konuşulması gerektiğini bile değerlendirdik.


                Toplantı sonrası başkan adayı, bizi aradı ve dört kadın değil ama üç kadının listede yer alabileceğini, kendi aramızda toplantı yaparak sonucu kendisine bildirmemizi istedi. Biz bunu çoktan yapmıştık bile. Daha sonra söz almanın mümkün olamayacağını planladığımız için faaliyet raporu görüşmelerinde bir arkadaşımız söz aldı ve mücadelemizi genel kurul delegelerine duyurdu.


                Liste okunduğunda, üç kadın arkadaşımızın listede olduğunu öğrendik. Bunlar; Ankara’dan Mürüvvet Murat, İstanbul’dan Handan Solmaz ve Denizli’den Sevgi Mart Göcen’di. Onlar listede yer aladursunlar, hangi görevleri alabileceklerini de önceden müzakere etmişlerdi. Çağdaş Görmeyenler Derneği’nden iki kadın vardı listede. 7 dernekten yalnız ikisi kadın yönetici vermişti. Zaferimiz yarımdı. Çünkü derneğimizin yönetiminde bir kadının olmamasından gerekli ders çıkarılmamıştı. Konfederasyon üst kurul delegelerinin arasında yine derneğimizi temsilen bir kadın bile yazılmamıştı.


                Federasyonumuzun faaliyet raporlarına baktığımızda, en çok kadınların çalıştığını görüyoruz. Anladık ki çalışmak yetmiyor, mücadele etmek gerekiyor. Bu dönem üç kadının yönetimde yer almasını sağladık. Gelecekte daha çok kadın yer alır mı acaba? Bana sorarsanız, bu çalışmaların sürmesi gerektiğini, biz sesimizi çıkarmazsak, erkek egemen anlayışının yönetime  bir-iki kadını alıp yollarına devam edeceklerini söyleyebilirim. Konfederasyon meselesini gündeme almadığımız için içimizden bir kadın bile delege değil. Yani anlayacağınız, Engelliler Konfederasyonu’nda derneğimizi temsilen bir kadın delege bile yok. Bu da demek oluyor ki kadının adı konfederasyon yönetiminde de olmayacak.


                Bu olumsuzluklardan sonra, yüreğimize su serpecek bir haberimiz daha var. Federasyon yürütme kurulu 11 kişiden oluşuyor. Dört kadın arkadaş yürütme kuruluna girdiler. Toplumsal Cinsiyet ve Çocuk Hakları, Hukuk, Eğitim ve Basın Yayın başkan yardımcılıkları kadınların oldu. Yönetimdekiler de kadınların bu mücadelesini kutladılar ve yürütmeye girmelerini desteklediler.


                Engelli kadınlar olarak karma örgütlerde, adeta kuş uçmaz, kervan geçmez bir durumdayız. Kadın örgütlerinin gündeminde yer almıyor erkeklerle birlikte çalışmak zorunda olan kadınlar. Aslında sendikalarda da benzer durumlar söz konusu. Kadın örgütleri, kadın muhtar, belediye başkanı ve millet vekili adayları üzerinde daha çok duruyor. Biz de kendi yağımızda kavruluyor, birikimlerimizi ve deneyimlerimizi bir araya getirerek güçlenmeye çalışıyoruz.


Örgütümüzde kadınlar olarak ilk kez tabandan örgütlendik ve katılımcı, şeffaf demokrasi anlayışını hayata geçirdik. Şimdiye kadar bir-iki kadın, başkan adayıyla görüşerek kadınların yönetimlerde yer almasını sağlıyordu. Bu da gerçek anlamda kadın örgütlenmesi değildi. Bu kararlı mücadele hepimize iyi geldi. Bundan sonraki süreçlerde de işimizi sağlama alarak çalışacağız ve mücadele edeceğiz. Kadınların adını her yere biz yazacağız. Yönetimde yer alan kadın arkadaşlarımızı kutluyor ve başarılar diliyoruz. Onlar istedikleri sürece yanlarındayız. Biz kadınlar insana yakışır, eşit bir yaşama kavuşuncaya dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın gerçek anlamda kurulan kadın dayanışması.

30.03.2022