HAZIRLAYAN: Selvet BAYRAKTAR TOKAT
2025 yılının son ayından herkese merhaba sevgili Umudun Kadınları izleyicilerimiz. Hak ihlallerine karşı kadınların devam eden mücadele haberleriyle yine karşınızdayız.
Önce Başlıklar:
• Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay Yaşamını Yitirdi
• Engellemelere Karşın Kadınlar Yine Sokaklara Çıktı: 'Korkma Biz Kadınız!
• Kadın Örgütlerinden ‘Hesap Verin’ Çığlığı!
• Dilek İmamoğlu: İstanbul Sözleşmesi'nden Asla Vazgeçmedik
• Hocaların Hocası' Nermin Abadan Unat 104 Yaşında Hayatını Kaybetti
Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay Yaşamını Yitirdi
Kolon kanseri tedavisine Manisa Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımda devam eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay hayatını kaybetti.
Gülşah Durbay, 2008 yılında başlayan bağırsak rahatsızlığı nedeniyle 2 Ağustos 2024’te, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde ameliyat edilmiş, 4 Eylül’de kolon kanseri tanısı konmuştu. Bu süreçte kemoterapi tedavisi gören Durbay, 1 Aralık 2025 tarihinde kan değerleri ve beslenme durumunda bozulma saptanması üzerine Manisa Şehir Hastanesi Dahiliye Servisi’ne yatırıldı.
Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında kötüleşmenin ardından 2 Aralık’ta Yoğun Bakım Ünitesi’ne alınan Durbay, 5 Aralık’ta İzmir Şehir Hastanesi’nde operasyon geçirdi ve aynı gün yeniden Manisa Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Durumu 12 Aralık’ta ağırlaşan Durbay, entübe edilerek solunum cihazına bağlandı.
Gülşah Durbay, Manisa Şehir Hastanesi’nde süren yoğun bakım tedavisi sırasında 14 Aralık günü akşam saatlerinde, 37 yaşında hayatını kaybetti. 1988 yılında Manisa’da doğan Gülşah Durbay, 2011’de Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden, 2024’te Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Yaşar Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nde yüksek lisans yaptı; Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde ekonomi ve finans alanında doktora çalışmalarına başladı.
Gıda sektörünün önde gelen uluslararası firmalarında yöneticilik yapan ve şirketlere gıda güvenliği, iş güvenliği, kalite ve strateji alanlarında danışmanlık veren Durbay, 2014 yılında CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı, 2015 - 2020 yılları arasında ise iki dönem İl Gençlik Kolları Başkanlığı yaptı.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Şehzadeler Belediye Başkanı seçilen Durbay, Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı olarak görev yapıyordu. Durbay, aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyesiydi.
Durbay, bir dönem Gıda Mühendisleri Odası Manisa Temsilciliği, Manisalılar Derneği ve SODEV’de yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Ayrıca Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneği ve İkinci Yüzyıl Derneği üyesiydi.
Engellemelere Karşın Kadınlar Yine Sokaklara Çıktı: 'Korkma Biz Kadınız!
25 Kasım Kadın Platformu, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Taksim Tünel’de toplanma çağrısında bulundu. İstanbul Valiliği ise, metro seferlerini kısıtladı.
Karar doğrultusunda, Yenikapı Hacıosman Metro Hattının Taksim istasyonu, Şişhane istasyonun ise Taksim çıkışları ve F1 Taksim - Kabataş Füniküler hattı işletmeye kapatıldı. Metro İstanbul, trenlerin Taksim istasyonunda durmadan seferlerine devam edeceğini duyurdu.
Polisler de sabah saatlerinden itibaren İstiklal Caddesi’ne çıkan tüm yolları barikat kurarak kapattı. 25 Kasım Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamada polisle yapılan görüşmelerin ardından Tünel’de yasaklama olmadığı belirtildi.
Akşam saatlerinde buluşup Tünel’e giden kadınlar, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” ve “Geceleri de sokakları da terk etmiyoruz” sloganları attı.
Eylem saatine dakikalar kala Beyoğlu Kaymakamlığı Taksim Tünel’in de yasaklandığını duyurdu. Yasaklamalara karşı meydanı terk etmeyen kadınlar açıklama yaptı. Eylemde katledilen kadınların isimleri okunurken Dilovası’nda iş cinayetinde yaşamını yitiren kadınlar anıldı.
AKP iktidarının aile yılını eleştiren kadınlar, “Aile, ahlak dediniz sömürdünüz, katlettiniz. Erkek şiddetine karşı kadınlar isyanda” dendi. Kadınlar sloganların ardından kısa mesafe için verilen izinle beraber İstiklal Caddesi’nde yürüyüş yaptı.
Kadın Örgütlerinden ‘Hesap Verin’ Çığlığı!
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Genç Feministler Federasyonu, TBMM'de staj yapan meslek lisesi öğrencisi kız çocuklarına cinsel istismar iddialarına ilişkin Dikmen Kapısı önünde eylem yaptı. Açıklamada, "Bu olay münferit değildir, bu olayın sorumlusu 'Aile Yılı' adı altında kadınların, çocukların aile içinde şiddete uğramasına sebep olan, kadınları koruyan yasa olan 6284’ü etkin uygulamayan, çocukları koruyacak Lanzarote Sözleşmesi'ne saldıran iktidardır. Sadece Meclis'teki failler değil sizler de hesap vereceksiniz. İktidarın yaratmak istediği karanlık düzende sadece aile değil Meclis bile şiddet sarmalının bir parçası olmuş durumda" denildi. Eylemde “Anayasayı, yasayı, sözleşmeyi uygula”, “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “İstismarın hesabı sorulacak” sloganları atıldı. Genç Feministler Federasyonu Ankara Temsilcisi Hümeyra Garip, kolluk kuvvetlerinin TBMM önünde buluşmalarına izin vermediklerini aktardı ve “Ama Meclis’in içinde istismara uğrayan genç kadınlara, kız çocuklarına hiçbir şey yapmıyor. Daha birkaç gün önce staj yapan kız çocuklarının sistematik şekilde cinsel istismara maruz kaldığını öğrendik. İstismara uğrayan kız çocuklarından birinin hamile kaldığı ve olayın Meclis çalışanları tarafından kapattırılmaya çalışıldığı ortaya çıktı. Çocukları korumaya yönelik yasalar çıkartması gereken Meclis’te 17 yaşındaki bir çocuk istismara maruz kalıyor, kurum müdürüne uğradığı istismarı anlatıyor, ‘hiç kimseye konuşmayacaksın’ denilerek tehdit ediliyor” dedi.
Garip konuşmasına şöyle devam etti:
“Siyasi iktidara soruyoruz, siz hem 18 yaşından küçük çocukları MESEM projesi adı altında sömürüp hem de istismara maruz kalmalarına nasıl göz yumuyorsunuz? Daha bu olaydan birkaç hafta önce KYK’ da kalan genç kadınları ailelerine şikâyet etmeye kendine hak gören iktidar, nasıl TBMM’de genç kadınların istismara uğramasını önleyemez? Meclis'te çocuk istismarı yaşanırken iktidar neredeydi? İktidar, bize güvenli alan sunduğunu öne sürerek kampüslerimizi güvenliklerle dolduruyor ama Meclis’te yaşanan istismara göz yumuyor ve Meclis’i suç mahalline çeviriyor. Kutsal ailenizde öldürülen, şiddete uğrayan kadınların, kız çocuklarının hesabını vereceksiniz. 6284 uygulanmadığı için öldürülen kadınların hesabını vereceksiniz. Karanlıkta bıraktığınız şüpheli kadın ölümlerinin hesabını vereceksiniz. MESEM'lerde öldürülen çocukların hesabını vereceksiniz. Meclis içinde istismara uğrayan kız çocuklarının hesabını vereceksiniz.” Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ankara Temsilcisi Işıl Kurt da çocukları korumak, kadınları yaşatmak için yasa çıkarması gereken Meclis’in önüne cinsel istismar iddiaları nedeniyle hesap sormak için geldiklerini ifade etti ve şunları söyledi:
“Bir sürü kız çocuğu Meclis’in içinde istismara uğruyor. Bu olay basına yansıyana kadar kimsenin çıtı çıkmadı. Anayasa'yı, yasayı, sözleşmeyi uygulayın demekten dilimizde tüy bitti. Biz bunları konuşurken bu siyasi iktidar, Meclis'in içinde Aile Yılı’nı yüceltmek adına 11. Yargı Paketi’ni konuşuyordu. Bunlar Meclis’te konuşulurken orada çalışan birileri çocukları istismar ediyordu. Hiçbir vekil de Meclis çalışanı da bunun peşine düşmedi. Biz her zaman olduğu gibi bunun da peşini bırakmayacağız. O çocuklara ne olduğunu her gün soracağız. Kız çocuğunun hamile kalıp kürtaj olduğu iddialarını da aydınlatacaksınız. Bütün failler hesap verecek. Bütün kadın cinayetleri, şüpheli ölümler ve cinsel istismarlarda olduğu gibi sadece o failler değil, o faillerin bunu Meclis içinde yapmayı cesaretlendiren bu siyasi iktidar, yargı ve kolluk da hesap verecek. Meclis’te bu istismarlar olurken o koltuklarda rahat oturdunuz ama bu olayın peşini bırakmayacağız ve siz o koltuklarda rahat oturamayacaksınız.” Eyleme destek veren CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de “Bunu sadece bireysel bir olay olarak kabul etmiyoruz. Dolayısıyla bu olayın üstünün örtülmesine, soruşturmanın sadece bir kişi üzerinden yürütülmesine asla izin vermeyeceğiz. Elbette ki failler vardır ama o failleri yaratan ortamlar, ihmaller dizisi de irdelenmeli, sorgulanmalıdır. Sadece failler değil ihmali yapanlar da cezalandırılmalıdır. Bu düzenin böyle gitmeyeceğini göstereceğiz. Herkes kim olursa olsun, nerede olursa olsun hesap vermek zorundadır. Kimse hesap vermekten ari tutulamaz” diye konuştu. CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu da şunları kaydetti:
“Dünden tecrübeli olan İçişleri Bakanlığı, ekibinin sayısını on katına çıkarmış. Şu an da burada olan kadınların yüzlerce katı kadar polisler burada. Bunu asla kabul etmemiz mümkün değildir. Kadınlar istedikleri yerde basın açıklamasını yapar, anayasal haklarını kullanırlar. Dün kadınların önüne polis barikatlarını, çevik kuvveti dikenler Meclis’in içinde çocukları korumaktan aciz olanlardır. Dün kadınların önüne polis barikatlarını, çevik kuvveti bugün de yüzlerce polisi dikenler zamanında çocukların istismarına karşı ‘çocuğun rızası var’, ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyenlerdir. Meclis’e kadar uzanan istismar olayı.
20 Kasım’da Meclis içinde soruşturma başlatıldığına ilişkin bir basın açıklaması yapıldı Meclis Genel Sekreterliği tarafından. Basın açıklaması konunun medyaya yansımasından sonra yapılmıştır. Konu yansımasaydı belki de bu istismar olayının üstü örtülecek. Dolayısıyla yıllardır iktidarın, çocukların istismarına göz yuman, çocuk yaşta evliliklere izin vermeye çalışan zihniyetin bir sonucudur. Meclis’in içinde yaşanan bir utançtır. Olay bu kadar kamuoyunda büyümeseydi belki de tutuklama da olmayacaktı. Bu Meclis’in Başkanı neden konuşmuyor, Aile Bakanı neden tek kelime etmiyor? Konuşmalı ve hesap vermelisiniz. Bu konunun takipçisi olacağız. Üstünün kapatılmasına asla izin vermeyeceğiz.”
Dilek İmamoğlu: İstanbul Sözleşmesi'nden Asla Vazgeçmedik
Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, "Şiddet, hiçbir gerekçeyle mazur görülemeyecek, asla normalleştirilemeyecek bir insan hakkı ihlalidir. Ancak, ne yazık ki her gün kadınlar hayattan koparılmaya, şiddete uğramaya devam ediyor. Cezasızlığın, iyi hal indirimlerinin, alınmayan önlemlerin, şiddeti mazur gösteren söylemlerin kadına yönelik şiddeti daha da beslediğini görüyoruz." dedi.
İmamoğlu, "Bu tablo karşısında susmak, görmezden gelmek ya da ertelenmiş bir adaletin arkasına sığınmak hiçbirimizin lüksü değildir. Kadınların özgür, güçlü ve güvenli bir yaşam sürmesi tüm toplumun sorumluluğudur. Devlet kurumlarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından her bir yurttaşa kadar herkes bu mücadelede aktif bir rol almak zorundadır." dedi.
İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
Sözleşmelerden, yasalardan, toplumsal vicdandan güç alan bu mücadelede en önemli adımlardan biri de İstanbul Sözleşmesi’dir. Biz kadınlar, yaşam hakkının teminatı olan bu sözleşmeden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
Kadınların güçlenmesi; eğitimde eşitlikten ekonomik bağımsızlığa, karar alma süreçlerinde yer almaktan güçlü sosyal destek mekanizmalarına kadar pek çok başlıkta hayat bulur. Tüm bu mücadelenin en güçlü tarafı ise kadın dayanışmasıdır! Bir kadın yalnız bırakılmadığında, yanında duran bir toplum gördüğünde şiddetin karşısına çok daha güçlü bir set örülür.
25 Kasım; daha eşit, daha adil ve daha güvenli bir yaşam için hep birlikte attığımız kararlı bir adımdır. Biz kadınların güçlendiği bir toplumun, geleceğe daha umutla bakacağını çok iyi biliyoruz.
Ve o geleceği hep birlikte kuracağız.
Hocaların Hocası' Nermin Abadan Unat 104 Yaşında Hayatını Kaybetti
‘Hocaların hocası’ olarak bilinen siyaset ve iletişim bilimci Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, 104 yaşında hayatını kaybetti.
1859'da kurulan Mülkiye'nin (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) ilk kadın asistanı, ilk kadın doçenti ve ilk kadın profesörü olan, emekliliğini izleyen yıllarda Boğaziçi Üniversitesi'nde dersler veren Abadan Unat, 12 Aralık günü, akşam saatlerinde evinde hayatını kaybetti.
Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Abadan Unat’ın evinde, huzur içinde ve uykusunda yaşamını yitirdiği bildirildi. PEN Türkiye Yazarlar Derneği Nermin Abadan Unat'ın ölümü sonrası taziye açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"PEN Türkiye Yazarlar Derneği olarak, Hocaların Hocası Nermin Abadan Unat’ı yitirmenin derin acısı içindeyiz.
Atatürk ve Devrim İlkelerinin amansız savunucusu, sayısız öğrenci yetiştiren, eşitlik, özgürlük bağımsızlık tutkumuzu ve ileriye dönük hayallerimizi, özlemlerimizi kışkırtan hocamız, birkaç kuşağı etkiledi. Günümüzdeki karşı devrim çabalarına, karanlık kafalara, karanlık emellere, karanlık eylemlere karşı çıkmaktan, bunları protesto etmekten asla vazgeçmedi... Çünkü hayatta en değer verdiği ilkelerden biri demokrasiydi. Laiklik, hakkaniyet, adalet, kadın erkek eşitliği, vicdandı... Bunlar olmadan demokrasi olamayacağı bilincini hepimize öğretenlerden biriydi o... Önünde saygıyla sevgiyle minnetle eğiliyoruz.” Unat'ın ölümüyle ilgili tutuklu bulunduğu Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden mesaj paylaşan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Hocaların hocası Nermin Abadan Unat’ın vefat ettiğini üzülerek öğrendim. Kendisiyle tanışma ve birçok kez sohbet etme imkânı bulan şanslı kişilerden oldum. Hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum" mesajını paylaştı. Unat'ın cenazesi nedeniyle bağış yapmak isteyenlerin, genç kızların eğitimi için Nermin Abadan Unat adına Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne katkıda bulunabilecekleri bildirildi. Nermin Abadan Unat’ın cenazesi 14 Aralık 2025 Pazar günü öğle namazına müteakip Levent’te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camiinden kaldırıldı, ardından Zincirlikuyu Mezarlığına defnedildi.
Gelecek sayımızda mücadele direncini yükselten haberlerle sizleri buluşturmak üzere, umutla kalın
14 Aralık 2025







