
HAZIRLAYAN: Selvet BAYRAKTAR TOKAT
Merhabalar kıymetli takipçilerimiz. Yazın sıcaklığını henüz hissetmeye başlamadığımız bu günlerde yine kadınların üretimlerinden sanat dünyasına yansıyanlara yer veriyoruz köşemizde.
Önce Başlıklar:
- Bedia Muvahhid Ödülü'nü Verit Ve Akkuş Paylaştı
- Angelina Jolie’nin Başrolde Oynadığı Psikolojik Dram ‘Moda’ Gösterime Girdi
- Yeni Kitap: Umut Penceresinden
- Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Başlıyor: 23 Ülkeden 47 Film Gösterime Girecek
- Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu
- Kadın Eserleri Kütüphanesi 36. Yılını Kutladı
- Tülay Özer Yaşamını Yitirdi
Bedia Muvahhid Ödülü'nü Verit Ve Akkuş Paylaştı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT) ile Türk Kadınlar Birliği (TKB) İstanbul Şubesi’nin Türk tiyatrosunun değerli kadın oyuncularını anmak ve genç kuşak sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği 30. Bedia Muvahhid Ödülü 40. Genç Günler kapsamında 18 Mayıs akşamı Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde törenle verildi. Uğurtan Atakan’ın yönettiği, Hümay Güldağ’ın sunduğu gecede genç oyuncular Elif Verit ve Gizem Akkuş geçen yıl bu ödülü alan oyuncular Seda Çavdar ve Yeliz Şatıroğlu ile TKB İstanbul Şubesi Başkanı Selma Durak’ın elinden ödüllerini aldılar. Oyuncular bu ödülü almaktan duydukları büyük gurur ve heyecanı dile getiren konuşmalarında, daha uzun yıllar sahnede olmak istediklerini dile getirdiler. Bu ödülü düzenleyen ve layık gören herkese teşekkür ettiler.
Gecede İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever tarafından, Bedia Muvahhid ve bugün aramızda olmayan pek çok oyuncuyla aynı sahneyi paylaşmış olan usta oyuncu Ani İpekkaya’ya da onur plaketi sunuldu. İpekkaya tiyatroya tutkuyla bağlı olduğunu dile getiren konuşmasında, “Tiyatro disiplindir. Disiplinsiz olamaz.” dedi. Tören, Gülsen Yavuzkal yönetiminde, piyanist Ceren Yadikar eşliğinde Uluslararası Koral İstanbul Korosu konseriyle sona erdi.
Angelina Jolie’nin Başrolde Oynadığı Psikolojik Dram ‘Moda’ Gösterime Girdi
Alice Winocour imzası taşıyan, Angelina Jolie, Anyier Anei, Elle Rumpf, Garance Marillier, Aurore Clément, Louis Garrel, Vincent Lindon’ın oynadığı, kadın dayanışmasına odaklanan Moda vizyonda.
Alice Winocour, kadınların içsel acılarını, yaralarını, fırtınalarını nasıl daha duygusal, hassas yansıtacağını herkesten daha iyi bilir. Kapalı ortamlarda boğuşan kadınları dramlarında (Augustine, Proxima, Revoir Paris) anlatan yönetmen bu kez yine tanımadığı bir ortama, lüks giyim dünyasına, “haute couture”e girer. Karşımızda ağır hasta, harap olmuş, yüksek topuklar yüzünden parmak uçları tahrip olmuş, dikiş iğneleriyle elleri delinmiş, hayal kırıklığına uğramış bedenler var. Winocour’un onlara bakışı hassas, içten, korumacıdır. Yoğun duygular dünyasında ince bir denge kurarak dolaşır, kadın kahramanlarının mahremiyetlerine girer. Moda sektöründe, kariyerlerinde, düşüncelerinde bir dönüm noktasına gelmiş bu kadınların yaşamlarından kesitler sunar. Bedenleri, yaraları iyileştirmek onun sinemasının merkezini oluşturur. Kadınların hikâyeleri iç içe geçer, gerçekle kurgu karışır. Mekânını ilk kez Winocour’a açan ünlü modaevi Chanel’in hiç reklamını yapmayan yönetmen açılış seansını modaevinin aynalarla kaplı merdivenlerinde başlatır. Dikiş çok sayıda metaforu içerir. Moda dıştan bakılınca görüntülerden, geçicilikten, kaostan oluşur. Haute couture moda haftasının tanıtım videosunu yönetmek için Amerikalı yönetmen-yapımcı Maxine Paris’e gelir, kocasından boşanıyordur, ergen kızı için endişelidir.
Sudan kökenli farmakoloji okumak isteyen genç siyahi manken Ada sektörün acımasız kurallarıyla yüzleşir. Bir çekimden öteki çekime koşan Angèle’in düşü yazar olmaktır. Açılış kostümünü yetiştirmek zorunda olan terzi Christine parmak uçları yaralı şekilde gece gündüz çalışmayı sürdürür. Bu telaş ve yoğunluk içinde Maxine hayatını sonsuza dek değiştirecek bir haber alır, göğüs kanseridir.
Farklı geçmişlerine karşın bu dört kadın arasında beklenmedik bir dayanışma gelişir. “Moda yakın zamanda hastalık yaşadığım için aciliyet duygusundan doğdu. Moda dünyasının tozpembe görüntüsünü sunmak istemedim. Angelina’yla birlikte kanserle ilgili deneyimlerimizi paylaşmak ve kadınlara yalnız değilsiniz demek istedik. Angelina bir ikon, ikonun arkasındaki kadının hâlâ derin bir ruhu var. Kendi yolunu çizen, başkalarına benzemeye çalışmayan, kalıplara uymayan güçlü bir kadın” diyen Winocour, onunla çalışmaktan çok memnun. Siyahi manken Ada neredeyse kendisini oynar. Maxine’de etkileyici bir performansla Angelina Jolie zorlu kişisel operasyonunu yeniden canlandırır, anneannesini ve annesini kanserden kaybeden Jolie yüksek kanser riski olduğu için memelerini ve yumurtalıklarını aldırdı. Filmdeki tüm kadınlar izler, yaralar taşırlar ama güçlüdürler, kararlıdırlar.
Yeni Kitap: Umut Penceremden
İstanbul Tekel ve Gazete Bayileri Esnaf Odası Başkanı Ferihan Karasu, toplumda iz bırakan kadınların ilham verici hayat hikayelerini kaleme aldığı yeni eseri 'Umut Penceremden: Ezber Bozan Kadınlar' ile ikinci baskısı lansmanıyla okuyucularıyla buluştu. Bila Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini alan kitabın lansmanı, Beşiktaş'ta yirmi mayısta düzenlenen özel bir etkinlikle gerçekleştirildi. Lansman, siyasetten sanata, akademiden hak savunuculuğuna kadar pek çok önemli ismi bir araya getirdi. Türk Halk Müziği'nin güçlü sesi Belkıs Akkale, Toplumsal mücadelenin simge isimlerinden Emel Korkmaz, İnsan hakları savunucusu Şebnem Korur Fincancı, Gazeteci ve iletişimci Sedef Kabaş, Yazar ve siyasetçi Yaşar Seyman tanıtıma katıldılar. Kitapta; Ayla Algan, Canan Güllü, Nazan Moroğlu, Gülsüm Kav gibi toplumun farklı kesimlerinde "ezber bozan" ve duruşuyla ilham veren birçok kadının hikayesine yer veriliyor. İstanbul Tekel ve Gazete Bayileri Esnaf Odası Başkanlığı görevini de yürüten Ferihan Karasu, bu eseriyle kadınların dayanışma ruhunu ve mücadele azmini "umut" temasıyla harmanlıyor.
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Başlıyor: 23 Ülkeden 47 Film Gösterime Girecek
- Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali heyecanı 2 Haziran’da başlayacak. Festivale ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Uçan Süpürge Vakfı Başkanı Ayşe Ürün Güner, 384 öğrencinin festivale gönüllü olmak için başvurduğunu ve 23 ülkeden 47 filmin gösterime gireceğini belirtti. Kadın yönetmenlerin filmlerinin görünür kılındığı bir festival olduklarını anımsatan Güner dünyadaki dördüncü kadın filmleri festivali olduklarını ifade etti. Öğrenci ve emekli biletlerinin 50 lira tam biletlerin 100 lira olacağını duyuran Güner, askıda bilet uygulamasının bu yıl da süreceğini açıkladı.
Festivale destek veren Mamak, Etimesgut ve Çankaya belediyelerinden temsilciler de programa katıldı. Program Koordinatörü Alin Taşçıyan filmlere ilişkin bilgiler verdi ve herkesi festivale davet etti. Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek festivalin açılışı 2 Haziran akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi Sahnesi’nde yapılacak.
- Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu
Türk edebiyatının usta kalemi Ayşe Kulin adına düzenlenen “Liseler Arası 2. Ayşe Kulin Öykü Yarışması”, genç yazar adaylarını bir araya getirdi. Yarışmanın ödül töreni, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü, yazarın anılarını yaşatan Ayşe Kulin Müzesi’ne ev sahipliği yapan TED İstanbul Koleji’nde yapıldı. İlkokulu TED Ankara Koleji’nde okuyan Kulin, tören sırasında yaptığı konuşmada duygularını "Tekrar ana kucağıma, ilk irfan yuvama döndüm" sözleriyle dile getirdi. Bu yıl yarışmanın seçici kurulu edebiyat dünyasının önemli isimlerinden oluştu. Aytül Akal, Bige Güven Kızılay, Baki Ayhan Asiltürk, Can Özoğuz, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Şermin Yaşar’dan oluşan jüri üyeleri, çeşitli okullardan ön elemeyi geçerek gelen özgün öyküler arasından dereceye girenleri belirlemekte oldukça zorlandıklarını ifade etti. Yapılan değerlendirmeler sonucunda ödül listesi şu şekilde oluştu:
Birincilik: Elif Nisa Tanrıverdi (Şişli Terakki Lisesi)
İkincilik: Ender Işık Denizli (Erenköy Işık Lisesi)
Üçüncülük: Defne Göküş (Darüşşafaka Lisesi)
TED İstanbul Koleji öğrencileri arasında yapılan iç yarışmada ise Arda Timuçin birinci, Defne Su Ülker ikinci ve Begüm Oğuz üçüncü olma başarısını gösterdi. Törende genç yazarları heyecanlandıran bir müjde de paylaşıldı. Jüri, bu yıl ve geçen yıl yüksek puan alan tüm öykülerin bir kitapta toplanarak yayımlanmasına karar verdiğini duyurdu.
Kadın Eserleri Kütüphanesi 36. Yılını Kutladı
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, 36. Yıldönümünü 18 Nisan’da Balat'taki vakıf merkezinde kutladı. Etkinlikte vakfın 35 yıllık tarihini anlatan Arzu Karamani Pekin’in kaleme aldığı “Mor Bellek: Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın 35 Yıllık Öyküsü” (Ege Yay.) kitabının tanıtımı da yapıldı. Kuruculardan Füsun Ertuğ Yaraş ve 2025-2027 dönemi yönetim kurulu üyeleri Nilgün Kıvırcık, Nevval Sevindi, Emine Hatun Gür, Selvi Başak Öztürk konuşmalarında Şirin Tekeli, Füsun Akatlı ve Jale Baysal'ı anarak, bilgi üreten ve paylaşan bir merkez olarak planlanan vakfın kuruluşunu, gönüllü dayanışmasıyla bugüne kadar nasıl geldiğini anlattılar. Emek veren herkese teşekkür ettiler. En kıdemli gönüllü Tülin Tankut ise, arkeolog, mimarlık tarihçisi yazar, yayıncı Pekin’in kitabının değerini ifade eden konuşmasında Mor Bellek eserinin çok başarılı bir kurum tarihi çalışması olduğunun altını çizdi. Tankut; “Yazar, her şeyden önemlisi, kurumun işleyişine uyum sağlayan yaklaşımıyla Kütüphanedeki malzemeyi, belgeleri titizlikle inceleyerek, okurla paylaşmaya değer gördüğü ne varsa titizlikle ayrıştırıp kadınlara ait su yüzüne çıkmamış gerçekleri, tarihsel köklerine inerek, “toplumsal cinsiyet” kavramının sürekliliğine dikkat çekmektedir.” Dedi. Arzu Karamani Pekin ise, annesi seramik sanatçısı Ayfer Karamani sayesinde kuruculardan Aslı Davaz ile tanıştığını, kuruluşuna şahit olduğu vakfın tarihi Mor Belleği yazmanın kendisi için de çok önemli olduğunu anlattı. Ardından vakfın görsel arşivine bağışlanan fotoğraflardan Deniz Bozok ve Burçin Çıngay’ın hazırladığı “Kadın Hareketi Fotoğraflarından Seçmeler” kısa filmi gösterildi.
Tülay Özer Yaşamını Yitirdi
Sanatçı Tülay Özer'den acı haber geldi. Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Özer, bir mayısta 79 yaşında hayata veda etti. Peki, Tülay Özer kimdir? Tülay Özer,10 Aralık 1946, Kemaliye, Erzincan'da doğdu. Asıl mesleği muhasebecilik olan sanatçı profesyonel müzik kariyerine 1972 yılında başladı. Özer, İlk 45'liğini 1974'te "Gel Artık" - "Niye Çattın Kaşlarını" ismiyle çıkardı. 1975 yılı sanatçının çıkış yılı oldu ve aynı yılın başında Kent Plak etiketiyle yayınlanan "İkimiz Bir Fidanız - Son Ümit" 45'liği ile hızlı çıkış yaptı. İlk kez sahne aldığı İzmir Fuarı'nda bu başarısı karşılığında Altın Plak Ödülü aldı. Bu yılın sonlarında çıkardığı ikinci hit eseri olan "Deli Etme Beni Aşk" - Neden Ayrıldık" 45'liği ile 1976 yılına da damgasını vuran Tülay, bir ucu Anadolu pop akımına diğer ucu arabesk müziğe dayandırılan Esin Engin aranjeli şarkıları seslendirdi. Ağırlıklı olarak Hakkı Bulut ve Bora Ayanoğlu gibi bestecilerin Esin Engin aranjeli olan bu çizgideki şarkıları yeniden yorumladı. 1978'in sonunda, bu kez bir Sezen Aksu bestesi olan "Büklüm-Büklüm" teklisini 45'lik yaparak plak listelerinin zirvesine kuruldu. Özer iki mayısta Zincirlikuyu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Zincirlikuyu mezarlığında toprağa verildi. Törene, Tülay Özer'in oğlu Kamuran Hakan Rizeli, sanatçı Selami Şahin, Atilla Atasoy, Doktor Ender Saraç ile çok sayıda seveni katıldı. Zerin Özer ablası Tülay Özer'in cenazesine katılmak üzere aracıyla cami avlusuna geldi. Cenazede rahatsızlanan Zerrin Özer, cenaze namazına katılamadan evine dönmek zorunda kaldı. Tülay Özer'in oğlu Kamuran Hakan Rizeli, "Annem uzun süredir diyaliz hastasıydı. On seneye yaklaşmıştı. Onun vücuda verdiği bir yorgunluk vardı. Yıpratma vardı. 50 gündür de başka bir sebepten dolayı hastane sürecimiz vardı. Toparlıyor gibi umuyorduk iyiye gidiyordu durumu ama işte takdiri ilahi. Ani bir beyin kanaması oldu. Onun sonucu vücut dayanamadı ve vefat etti. Pandemi süreciyle birlikte annem Marmaris'te yalnız yaşıyordu, ben yanıma gel dedim. Son 5-6 senedir birlikte yaşıyorduk. Tüm sevenlerine teşekkür ederim" dedi.
Gelecek sayımızda sanata ve kadına dair ne varsa sizlerle paylaşmak üzere, umutla kalın.
22.05.2026




