Deneyimlediklerim

TEMİZLİKTE YENİ BİR ÇÖZÜM

Mutfak lavabosunda, kirli sıvı ve yemek artıkları olan paslanmaz çelik tencerede koyu renkli, yağlı ve parçacıklı bir su karışımı; tencerenin iç yüzeyine yapışmış yemek kalıntıları. Parlak pembe lastik eldiven takan iki el, tencereyi tutup içinde metal bir tel süngerle ovuyor.

HAZIRLAYAN: Emine KAMÇI

Merhaba sevgili takipçilerimiz

Mesleğiniz ne olursa olsun ne iş yaparsanız yapın; Yaşadığınız sürece mutlaka bir eliniz mutfakta değil midir? Evet, ben de sizlerden biri olduğuma göre, benim de bir işim, mutfaktaki uğraşlardır.

Son birkaç yıldır yapmış olduğum gibi, geçenlerde de pilav gibi demlemeli makarna pişirmeye karar verince, işe girişmiştim. Tenceredeki tüm malzemeyle birlikte makarnanın suyu kaynayıp da az kalınca, altını kısmış, tencerenin üzerini havluyla örtmüş, sonra da ocağı kapatmış varsayarak salona geçip oturmuştum. Epey bir zaman sonra mutfağa geldiğimde ocağın sıcaklığını fark ettim ve yapmış olduğum hatayı anlamakta gecikmedim. Söndürdüğümü sandığım ocak hala yanıyordu. İlk aklıma gelen, tencerenin üzerindeki havluyu almak oldu. Ardından da el çabukluğuyla ocağı kapattım tabii ki. Tencerenin kapağını açarak makarnanın akıbetine baktım. Tencerenin dibi tutmuş, makarnalarsa hamurlaşmaya dönmüştü ancak yemek saati gelip de makarna yemeye sıra gelince bu hamurlaşmanın neredeyse yok olduğunu fark ettim.

Bu arada şunu da belirtmeliyim ki ocağı kapatıp tencerenin üzerinden havluyu aldıktan sonra kapağı açıp tencereye tahta bir kaşık koymayı da ihmal etmemiştim. Böylece tencere kapağının aralık kalmasını sağlayarak makarnanın hamurlaşmasını önlemiş olmuştum.

Tenceredeki makarna bittiğinde, dibinin epeyce tuttuğuna bir kez daha tanık oldum. Bu sorunu çözmek için ilk işim tencereye sıcak su almak oldu. Sonrasında da yine tencereye bir tatlı kaşığı kadar karbonat ilave ettim. Bu benim rutin çözümlerimden biriydi. Böylelikle tencereyi kısa zamanda bu yanıklardan arındırabilirdim.

Daha önceleri de belirttiğim gibi, karbonatla sirke, tezgahımı temizlemede kullanmış olduğum vazgeçilmezlerimdi.

Birkaç gün önce de bunlara bir yenisi eklendi. ‘Oksijenli su!’ bu bilgiyi bir tesadüf sonucu öğrendim. Bu büyülü su, kan lekesinden tutun da pas lekesine kadar mucizeler yaratıyordu. Oksijenli suyun, renk açıcı özelliğini de göz önünde bulundurarak, daha çok açık renkli giysilere uygulamak en doğrusu olacaktır. Ayrıca, oksijenli suyu karbonatla karıştırıp macun haline getirdikten sonra eski bir diş fırçasıyla kirlenmiş fayans aralarındaki derzlere sürerek bu kirlerden kurtulmak olası. Yalnızca oksijenli suyu püskürtmeli bir şişeye alarak pas ya da küflü yerlere uygulayabilirsiniz. Dahası, pasın çabuk çıkmasını sağlamak için, oksijenli suyla limon tuzunu birlikte kullanabilirsiniz.

Mutfaktaki kesme tahtasını da mikroplardan arındırmak istiyorsanız, yine oksijenli sudan yararlanabilirsiniz. Ancak, öncelikle kesme tahtasını sirkeyle silip sonrasında oksijenli suyu uygulamalısınız. Tahtayı güzelce duruladıktan sonra tertemiz olduğunu fark edeceksiniz. Aynı yöntemi bulaşık bezi ya da süngeri için kullanmanız da olası.

Bu aylık bu kadar yeterli sanırım.

Başka paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Uygulayacaklara kolay gelsin.

TEMİZLİKTE YENİ BİR ÇÖZÜM